وَإِذَا حَضَرَ ٱلۡقِسۡمَةَ أُوْلُواْ ٱلۡقُرۡبَىٰ وَٱلۡيَتَـٰمَىٰ وَٱلۡمَسَـٰكِينُ فَٱرۡزُقُوهُم مِّنۡهُ وَقُولُواْ لَهُمۡ قَوۡلًا مَّعۡرُوفًا ٨
وَإِذَا ne zaman حَضَرَ hazır bulunursa ٱلۡقِسۡمَةَ (miras) taksim(in)de أُوْلُواْ akrabalar ٱلۡقُرۡبَىٰ the relatives EN وَٱلۡيَتَـٰمَىٰ ve öksüzler وَٱلۡمَسَـٰكِينُ ve yoksullar فَٱرۡزُقُوهُم onları rızıklandırın مِّنۡهُ ondan وَقُولُواْ ve söyleyin لَهُمۡ onlara قَوۡلٗا söz مَّعۡرُوفٗا güzel
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Miras taksiminde (kendilerine pay düşmeyen) akrabalar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, onlara da maldan bir şeyler verin ve onlara (gönüllerini alacak) güzel sözler söyleyin.
İlişkiler23 bağlantı · 6 tür
Açıklar4:12 4:33
Devam eder4:7
Aynı hüküm2:180 2:215 4:33 4:127 4:176
Aynı ibare2:215
Aynı konu33:6
Henüz sınıflandırılmamış2:180 2:182 2:263 4:11–14 4:11 4:12 4:13 4:14 4:176 6:141 33:5 33:6 Tümünü göster (+1)