أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ أُوتُواْ نَصِيبًا مِّنَ ٱلۡكِتَـٰبِ يُؤۡمِنُونَ بِٱلۡجِبۡتِ وَٱلطَّـٰغُوتِ وَيَقُولُونَ لِلَّذِينَ كَفَرُواْ هَـٰٓؤُلَآءِ أَهۡدَىٰ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ سَبِيلًا ٥١
أَلَمۡ görmedin mi? تَرَ you see EN إِلَى kendilerine ٱلَّذِينَ those who EN أُوتُواْ verilenleri نَصِيبٗا bir pay مِّنَ Kitaptan ٱلۡكِتَـٰبِ the Book EN يُؤۡمِنُونَ inanıyorlar بِٱلۡجِبۡتِ cibt'e وَٱلطَّـٰغُوتِ ve tağut'a وَيَقُولُونَ ve diyorlar لِلَّذِينَ için كَفَرُواْ inkar edenler هَـٰٓؤُلَآءِ bunlar أَهۡدَىٰ daha doğru مِنَ kimselerden ٱلَّذِينَ those who EN ءَامَنُواْ inanan(lar) سَبِيلًا yolda(dırlar)
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar "cibt"e ve "tağut"a inanıyorlar. İnkar edenler için de, "Bunlar, iman edenlerden daha doğru yoldadır" diyorlar.
İlişkiler13 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare4:44
Aynı konu5:60
Henüz sınıflandırılmamış2:102 2:256 2:257 3:23 4:60 4:119 4:120 16:36 17:13 39:17 113:1