يَسۡتَخۡفُونَ مِنَ ٱلنَّاسِ وَلَا يَسۡتَخۡفُونَ مِنَ ٱللَّهِ وَهُوَ مَعَهُمۡ إِذۡ يُبَيِّتُونَ مَا لَا يَرۡضَىٰ مِنَ ٱلۡقَوۡلِۚ وَكَانَ ٱللَّهُ بِمَا يَعۡمَلُونَ مُحِيطًا ١٠٨
يَسۡتَخۡفُونَ gizleniyorlar مِنَ insanlardan ٱلنَّاسِ the people EN وَلَا gizlenmiyorlar يَسۡتَخۡفُونَ (can) they hide EN مِنَ Allah'tan ٱللَّهِ Allah EN وَهُوَ oysa O مَعَهُمۡ onlarla beraberdir إِذۡ zaman يُبَيِّتُونَ geceleyin söyledikleri مَا şeyleri لَا (O'nun) istemediği يَرۡضَىٰ (does) he approve EN مِنَ sözü ٱلۡقَوۡلِۚ the word EN وَكَانَ Allah ٱللَّهُ Allah EN بِمَا herşeyi يَعۡمَلُونَ onların yaptıkları مُحِيطًا kuşatmıştır
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunlar, insanlardan gizlenmeye çalışırlar da Allah'tan gizlenmezler. Halbuki Allah, geceleyin, razı olmayacağı sözleri kurarlarken onlarla beraberdir. Allah, onların yaptıklarını (ilmiyle) kuşatmıştır.
İlişkiler9 bağlantı · 2 tür
Aynı konu41:22–23 50:1–18 57:4 58:7
Henüz sınıflandırılmamış3:29 8:47 11:5 18:49 25:58