قُلۡ أَرَءَيۡتُمۡ شُرَكَآءَكُمُ ٱلَّذِينَ تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَرُونِى مَاذَا خَلَقُواْ مِنَ ٱلۡأَرۡضِ أَمۡ لَهُمۡ شِرۡكٌ فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ أَمۡ ءَاتَيۡنَـٰهُمۡ كِتَـٰبًا فَهُمۡ عَلَىٰ بَيِّنَتٍ مِّنۡهُۚ بَلۡ إِن يَعِدُ ٱلظَّـٰلِمُونَ بَعۡضُهُم بَعۡضًا إِلَّا غُرُورًا ٤٠
قُلۡ de ki أَرَءَيۡتُمۡ siz gördünüz mü? شُرَكَآءَكُمُ ortaklarınızı ٱلَّذِينَ yalvardığınız تَدۡعُونَ you call EN مِن başka دُونِ besides EN ٱللَّهِ Allah'tan أَرُونِى bana gösterin مَاذَا hangi şeyi? خَلَقُواْ yarattılar مِنَ yerden ٱلۡأَرۡضِ the earth EN أَمۡ yoksa لَهُمۡ onların var (mı?) شِرۡكٞ ortaklıkları فِى göklerde ٱلسَّمَـٰوَٰتِ the heavens EN أَمۡ yoksa ءَاتَيۡنَـٰهُمۡ biz onlara verdik de كِتَـٰبٗا bir Kitap فَهُمۡ onlar da عَلَىٰ üzerindeler بَيِّنَتٖ bir delil مِّنۡهُۚ ondan بَلۡ hayır إِن va'detmiyorlar يَعِدُ promise EN ٱلظَّـٰلِمُونَ o zalimler بَعۡضُهُم birbirlerine بَعۡضًا birbirlerine إِلَّا başka bir şey غُرُورًا aldatmakdan
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Allah'ı bırakıp da taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana, onlar yerden ne yaratmışlardır?" Yoksa onların göklerde bir ortaklıkları mı var? Yoksa kendilerine bir kitap verdik de, o kitaptan, açık bir delile mi sahip bulunuyorlar? Hayır, zalimler birbirlerine aldatmadan başka hiçbir şey vaad etmezler.
İlişkiler28 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare22:73 31:11 43:21 46:4 46:4–6
Aynı konu10:34 13:16 16:3 16:17 17:56 25:3 30:35 30:35–40 34:22 34:44 37:157 68:37
Henüz sınıflandırılmamış6:112 6:129 7:195 16:20 23:89 28:72 34:27 43:21–22 52:35–36 53:23 68:41