وَإِن يُكَذِّبُوكَ فَقَدۡ كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡ جَآءَتۡهُمۡ رُسُلُهُم بِٱلۡبَيِّنَـٰتِ وَبِٱلزُّبُرِ وَبِٱلۡكِتَـٰبِ ٱلۡمُنِيرِ ٢٥
وَإِن ve eğer يُكَذِّبُوكَ seni yalanlıyorlarsa فَقَدۡ elbette كَذَّبَ yalanlamışlardı ٱلَّذِينَ kimseler de مِن bunlardan önceki قَبۡلِهِمۡ (were) before them EN جَآءَتۡهُمۡ onlara getirmişlerdi رُسُلُهُم elçileri بِٱلۡبَيِّنَـٰتِ açık kanıtlar وَبِٱلزُّبُرِ ve sahifeler وَبِٱلۡكِتَـٰبِ ve Kitap ٱلۡمُنِيرِ aydınlatıcı
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey Muhammed!) Eğer seni yalanlıyorlarsa bil ki, onlardan öncekiler de peygamberlerini yalanlamışlardı. Oysa peygamberleri onlara apaçık delilleri, sahifeleri ve aydınlatıcı kitabı getirmişlerdi.
İlişkiler17 bağlantı · 4 tür
Aynı kök4:163 26:196
Aynı ibare3:184 16:43–44 29:18 35:4 67:18
Aynı konu3:81 6:34 21:41
Henüz sınıflandırılmamış15:10 16:44 17:55 21:105 25:4 32:3 54:43