وَإِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِمۡ ءَايَـٰتُنَا بَيِّنَـٰتٍ قَالُواْ مَا هَـٰذَآ إِلَّا رَجُلٌ يُرِيدُ أَن يَصُدَّكُمۡ عَمَّا كَانَ يَعۡبُدُ ءَابَآؤُكُمۡ وَقَالُواْ مَا هَـٰذَآ إِلَّآ إِفۡكٌ مُّفۡتَرًىۚ وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لِلۡحَقِّ لَمَّا جَآءَهُمۡ إِنۡ هَـٰذَآ إِلَّا سِحۡرٌ مُّبِينٌ ٤٣
وَإِذَا ve zaman تُتۡلَىٰ okunduğu عَلَيۡهِمۡ onlara ءَايَـٰتُنَا ayetlerimiz بَيِّنَـٰتٖ açık açık قَالُواْ dediler ki مَا değildir هَـٰذَآ bu إِلَّا başka bir şey رَجُلٞ bir adamdan يُرِيدُ isteyen أَن sizi çevirmek يَصُدَّكُمۡ hinder you EN عَمَّا olduğu(tanrılar)dan كَانَ used EN يَعۡبُدُ tapıyor ءَابَآؤُكُمۡ babalarınızın وَقَالُواْ ve dediler ki مَا değildir هَـٰذَآ bu إِلَّآ başka bir şey إِفۡكٞ bir yalandan مُّفۡتَرٗىۚ uydurulmuş وَقَالَ ve dediler ٱلَّذِينَ kimseler كَفَرُواْ inkar eden(ler) لِلۡحَقِّ hakkı لَمَّا kendilerine gelen جَآءَهُمۡ it came to them EN إِنۡ değildir هَـٰذَآ bu إِلَّا başkası سِحۡرٞ bir büyüden مُّبِينٞ apaçık
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ayetlerimiz apaçık bir şekilde onlara okunduğunda, "Bu sadece, atalarınızın tapmakta olduğu şeylerden sizi alıkoymak isteyen bir adamdır" dediler. Bir de, "Bu (Kur'an), uydurulmuş bir yalandır" dediler. Yine hak kendilerine geldiğinde onu inkar edenler, "Bu, ancak apaçık bir büyüdür" dediler.
İlişkiler33 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare10:76 11:62 14:10 25:4 27:13 28:36 46:7 83:13
Aynı konu2:170 5:104 10:2 10:78 21:53 25:8 26:70–74 31:21 37:70 43:22–24 43:22 43:30 Tümünü göster (+1)
Henüz sınıflandırılmamış6:7 7:28 7:70 11:53 11:53–54 11:87 21:52–53 26:5 26:74 37:69–74 38:7 43:23