وَلَا تَنفَعُ ٱلشَّفَـٰعَةُ عِندَهُۥٓ إِلَّا لِمَنۡ أَذِنَ لَهُۥۚ حَتَّىٰٓ إِذَا فُزِّعَ عَن قُلُوبِهِمۡ قَالُواْ مَاذَا قَالَ رَبُّكُمۡۖ قَالُواْ ٱلۡحَقَّۖ وَهُوَ ٱلۡعَلِىُّ ٱلۡكَبِيرُ ٢٣
وَلَا ve تَنفَعُ fayda vermez ٱلشَّفَـٰعَةُ şefa'ati عِندَهُۥٓ O'nun huzurunda إِلَّا başkasının لِمَنۡ kimselerden أَذِنَ izin verdiği لَهُۥۚ O'nun حَتَّىٰٓ nihayet إِذَا ne zaman ki فُزِّعَ korku giderildi عَن onların yüreklerinden قُلُوبِهِمۡ their hearts EN قَالُواْ derler ki مَاذَا ne? قَالَ buyurdu رَبُّكُمۡۖ Rabbiniz قَالُواْ derler ٱلۡحَقَّۖ hakkı وَهُوَ ve O ٱلۡعَلِىُّ yücedir ٱلۡكَبِيرُ büyüktür
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah katında, O'nun izin verdiği kimseden başkasının şefaati yarar sağlamaz. (Şefaat için izin verilip de) kalplerinden korku giderilince birbirlerine, "Rabbiniz ne söyledi?" diye sorarlar. Onlar da "Gerçeği" diye cevap verirler. O, yücedir, büyüktür.
İlişkiler24 bağlantı · 4 tür
Aynı kök2:48
Aynı ibare20:109
Aynı konu2:255 6:70 6:94 19:87 21:27 21:28 36:23 39:43–44 53:26 78:38
Henüz sınıflandırılmamış2:123 2:254 6:51 10:3 19:95 32:4 39:44 40:51 43:86 53:39 74:48 82:19