وَلَمَّا رَءَا ٱلۡمُؤۡمِنُونَ ٱلۡأَحۡزَابَ قَالُواْ هَـٰذَا مَا وَعَدَنَا ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥ وَصَدَقَ ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥۚ وَمَا زَادَهُمۡ إِلَّآ إِيمَـٰنًا وَتَسۡلِيمًا ٢٢
وَلَمَّا zaman رَءَا gördükleri ٱلۡمُؤۡمِنُونَ mü'minler ٱلۡأَحۡزَابَ (düşman) orduları قَالُواْ dediler هَـٰذَا bu مَا bize va'dettiğidir وَعَدَنَا Allah promised us EN ٱللَّهُ Allah'ın وَرَسُولُهُۥ ve Resulünün وَصَدَقَ ve doğrudur ٱللَّهُ Allah وَرَسُولُهُۥۚ ve Resulü وَمَا ve زَادَهُمۡ artırmadı إِلَّآ başka bir şey إِيمَـٰنٗا imanlarını وَتَسۡلِيمٗا ve teslimiyetlerini
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Mü'minler, düşman birliklerini görünce, "İşte bu, Allah'ın ve Resulünün bize vaad ettiği şeydir. Allah ve Resulü doğru söylemişlerdir" dediler. Bu, onların ancak imanlarını ve teslimiyetlerini artırmıştır.
İlişkiler19 bağlantı · 4 tür
Karşıtlık33:12
Aynı ibare59:2
Aynı konu3:152 3:173 9:117 9:124–125 9:124 21:9 30:6 36:52 48:4 66:4
Henüz sınıflandırılmamış2:154 8:2 18:13 19:76 22:54 47:17 74:31