لَّا تَجۡعَلُواْ دُعَآءَ ٱلرَّسُولِ بَيۡنَكُمۡ كَدُعَآءِ بَعۡضِكُم بَعۡضًاۚ قَدۡ يَعۡلَمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ يَتَسَلَّلُونَ مِنكُمۡ لِوَاذًاۚ فَلۡيَحۡذَرِ ٱلَّذِينَ يُخَالِفُونَ عَنۡ أَمۡرِهِۦٓ أَن تُصِيبَهُمۡ فِتۡنَةٌ أَوۡ يُصِيبَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٌ ٦٣
لَّا bir tutmayın تَجۡعَلُواْ make EN دُعَآءَ davetini ٱلرَّسُولِ Rasulün بَيۡنَكُمۡ aranızda كَدُعَآءِ daveti gibi بَعۡضِكُم herhangi birinizin بَعۡضٗاۚ diğerini قَدۡ andolsun يَعۡلَمُ bilir ٱللَّهُ Allah ٱلَّذِينَ sıvışıp gidenleri يَتَسَلَّلُونَ slip away EN مِنكُمۡ içinizden لِوَاذٗاۚ birbirinin arkasına gizlenerek فَلۡيَحۡذَرِ o halde sakınsınlar ٱلَّذِينَ kimseler يُخَالِفُونَ aykırı davranan(lar) عَنۡ onun emrine أَمۡرِهِۦٓ his orders EN أَن kendilerine uğramasından تُصِيبَهُمۡ befalls them EN فِتۡنَةٌ bir belanın أَوۡ yahut يُصِيبَهُمۡ onlara çarpmasından عَذَابٌ bir azabın أَلِيمٌ acıklı
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey inananlar!) Peygamberin (sizi) çağırmasını aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın. İçinizden biribirini siper ederek sıvışıp gidenleri Allah gerçekten bilir. Artık onun emrine muhalefet edenler, başlarına bir belanın gelmesinden veya elem dolu bir azaba uğramaktan sakınsınlar.
İlişkiler10 bağlantı · 3 tür
Aynı hüküm33:36
Aynı konu8:24–25 49:2–3 62:11
Henüz sınıflandırılmamış8:24 9:42–44 12:108 49:4 57:8 62:9