إِنَّمَا كَانَ قَوۡلَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ إِذَا دُعُوٓاْ إِلَى ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ لِيَحۡكُمَ بَيۡنَهُمۡ أَن يَقُولُواْ سَمِعۡنَا وَأَطَعۡنَاۚ وَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُفۡلِحُونَ ٥١
إِنَّمَا ancak كَانَ sözü قَوۡلَ (the) statement EN ٱلۡمُؤۡمِنِينَ inananların إِذَا zaman دُعُوٓاْ çağırıldıkları إِلَى Allah'a ٱللَّهِ Allah EN وَرَسُولِهِۦ ve Rasulüne لِيَحۡكُمَ hükmetmesi için بَيۡنَهُمۡ aralarında أَن demeleridir يَقُولُواْ they say EN سَمِعۡنَا işittik وَأَطَعۡنَاۚ ve ita'at ettik وَأُوْلَـٰٓئِكَ işte هُمُ onlardır ٱلۡمُفۡلِحُونَ kurtuluşa erenler
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Aralarında hüküm vermek için Allah'a (Kur'an'a) ve Resulüne davet edildiklerinde, mü'minlerin söyleyeceği söz ancak, "işittik ve iman ettik" demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
İlişkiler25 bağlantı · 5 tür
Aynı kök81:19
Aynı hüküm4:13 4:65 33:36 33:71
Aynı ibare2:285 5:7
Aynı konu2:213 4:60 5:49 5:104 6:114 24:53 25:73 42:10 47:21 49:15 63:4
Henüz sınıflandırılmamış8:2–3 8:20 8:24 9:112 24:47 28:53–55 32:15