أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُزۡجِى سَحَابًا ثُمَّ يُؤَلِّفُ بَيۡنَهُۥ ثُمَّ يَجۡعَلُهُۥ رُكَامًا فَتَرَى ٱلۡوَدۡقَ يَخۡرُجُ مِنۡ خِلَـٰلِهِۦ وَيُنَزِّلُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن جِبَالٍ فِيهَا مِنۢ بَرَدٍ فَيُصِيبُ بِهِۦ مَن يَشَآءُ وَيَصۡرِفُهُۥ عَن مَّن يَشَآءُۖ يَكَادُ سَنَا بَرۡقِهِۦ يَذۡهَبُ بِٱلۡأَبۡصَـٰرِ ٤٣
أَلَمۡ görmedin mi? تَرَ you see EN أَنَّ şüphesiz ki ٱللَّهَ Allah EN يُزۡجِى sürer سَحَابٗا bulutları ثُمَّ sonra يُؤَلِّفُ birleştirir بَيۡنَهُۥ onların arasını ثُمَّ sonra يَجۡعَلُهُۥ onları yığar (sıkıştırır) رُكَامٗا birbiri üstüne فَتَرَى sonra görürsün ٱلۡوَدۡقَ yağmurun يَخۡرُجُ çıktığını مِنۡ arasından خِلَـٰلِهِۦ their midst EN وَيُنَزِّلُ ve indirir مِنَ gökten ٱلسَّمَآءِ (the) sky EN مِن dağlardan جِبَالٖ mountains EN فِيهَا orada مِنۢ bir dolu بَرَدٖ (is) hail EN فَيُصِيبُ vurur بِهِۦ onunla مَن dilediğini يَشَآءُ He wills EN وَيَصۡرِفُهُۥ ve onu öteye çevirir عَن dilediğinden مَّن whom EN يَشَآءُۖ He wills EN يَكَادُ neredeyse سَنَا parıltısı بَرۡقِهِۦ şimşeğinin يَذۡهَبُ alır بِٱلۡأَبۡصَـٰرِ gözleri
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak.
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare30:24 30:48 30:48–50 35:27
Aynı konu2:19–20 7:57 13:12 25:48–49 35:9
Henüz sınıflandırılmamış13:13 20:53 23:18 25:48 25:49 56:70