وَلَا يَأۡتَلِ أُوْلُواْ ٱلۡفَضۡلِ مِنكُمۡ وَٱلسَّعَةِ أَن يُؤۡتُوٓاْ أُوْلِى ٱلۡقُرۡبَىٰ وَٱلۡمَسَـٰكِينَ وَٱلۡمُهَـٰجِرِينَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِۖ وَلۡيَعۡفُواْ وَلۡيَصۡفَحُوٓاْۗ أَلَا تُحِبُّونَ أَن يَغۡفِرَ ٱللَّهُ لَكُمۡۗ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ ٢٢
وَلَا ve يَأۡتَلِ yemin etmesinler أُوْلُواْ sahipleri ٱلۡفَضۡلِ fazilet مِنكُمۡ sizden وَٱلسَّعَةِ ve servet أَن (bir şey) vermemeğe يُؤۡتُوٓاْ they give EN أُوْلِى sahipleri (akrabalara) ٱلۡقُرۡبَىٰ yakınlık (akrabalara) وَٱلۡمَسَـٰكِينَ ve yoksullara وَٱلۡمُهَـٰجِرِينَ ve hicret edenlere فِى yolunda سَبِيلِ (the) way EN ٱللَّهِۖ Allah وَلۡيَعۡفُواْ ve affetsinler وَلۡيَصۡفَحُوٓاْۗ ve hoşgörsünler أَلَا sevmez misiniz? تُحِبُّونَ you like EN أَن bağışlamasını يَغۡفِرَ Allah should forgive EN ٱللَّهُ Allah'ın لَكُمۡۗ sizi وَٱللَّهُ ve Allah غَفُورٞ bağışlayandır رَّحِيمٌ esirgeyendir
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İçinizden varlık ve servet sahibi kimseler yakınlarına, düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere (kendi mallarından bir şey) vermeyeceklerine yemin etmesinler. Onlar affetsinler, vazgeçip iyi muamelede bulunsunlar. Allah'ın sizi bağışlamasını arzu etmez misiniz? Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
İlişkiler23 bağlantı · 4 tür
Aynı kök2:226
Aynı hüküm2:224 64:14
Aynı konu3:180 4:1
Henüz sınıflandırılmamış2:109 2:177 2:219 2:232 4:49 4:90 9:60 9:103 16:90 24:4 24:21 24:30 Tümünü göster (+6)