وَإِذۡ أَخَذۡنَا مِيثَـٰقَكُمۡ وَرَفَعۡنَا فَوۡقَكُمُ ٱلطُّورَ خُذُواْ مَآ ءَاتَيۡنَـٰكُم بِقُوَّةٍ وَٱسۡمَعُواْۖ قَالُواْ سَمِعۡنَا وَعَصَيۡنَا وَأُشۡرِبُواْ فِى قُلُوبِهِمُ ٱلۡعِجۡلَ بِكُفۡرِهِمۡۚ قُلۡ بِئۡسَمَا يَأۡمُرُكُم بِهِۦٓ إِيمَـٰنُكُمۡ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ ٩٣
وَإِذۡ hani bir zaman أَخَذۡنَا almıştık مِيثَـٰقَكُمۡ kesin sözünüzü وَرَفَعۡنَا ve kaldırmıştık فَوۡقَكُمُ üzerinize ٱلطُّورَ Tur(dağın)ı خُذُواْ tutun مَآ şeyi ءَاتَيۡنَـٰكُم size verdiğimiz بِقُوَّةٖ kuvvetle وَٱسۡمَعُواْۖ dinleyin (demiştik) قَالُواْ dediler سَمِعۡنَا dinledik وَعَصَيۡنَا ve isyan ettik وَأُشۡرِبُواْ ve içirildi فِى kalblerine قُلُوبِهِمُ their hearts EN ٱلۡعِجۡلَ buzağı (sevgisi) بِكُفۡرِهِمۡۚ inkarlarıyla قُلۡ de ki بِئۡسَمَا ne kötü şey يَأۡمُرُكُم size emrediyor بِهِۦٓ onunla إِيمَـٰنُكُمۡ imanınız إِن eğer كُنتُم iseniz مُّؤۡمِنِينَ inanan kimseler
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı geldik" demişlerdi. İnkarları yüzünden buzağı sevgisi onların kalplerine sindirilmişti. Onlara de ki: (Tevrat'a beslediğinizi iddia ettiğiniz) imanınızın size emrettiği şey ne kötüdür, eğer inanan kimselerseniz!
İlişkiler32 bağlantı · 6 tür
Açıklar7:171 8:21
Aynı kök19:52 28:29 28:46 95:2
Paralel2:51 2:63 4:153 4:154 4:154–155 7:152 7:171 20:88
Aynı ibare2:83–84 4:46 5:70
Aynı konu3:187 5:12–13 7:148 7:169 20:80 20:91 62:5
Henüz sınıflandırılmamış2:49 2:67 2:71 3:103 11:40 16:103 20:88 23:20