وَإِذَا لَقُواْ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ قَالُوٓاْ ءَامَنَّا وَإِذَا خَلَا بَعۡضُهُمۡ إِلَىٰ بَعۡضٍ قَالُوٓاْ أَتُحَدِّثُونَهُم بِمَا فَتَحَ ٱللَّهُ عَلَيۡكُمۡ لِيُحَآجُّوكُم بِهِۦ عِندَ رَبِّكُمۡۚ أَفَلَا تَعۡقِلُونَ ٧٦
وَإِذَا zaman لَقُواْ rastladıkları ٱلَّذِينَ kimselerle ءَامَنُواْ inanan قَالُوٓاْ derler ءَامَنَّا inandık وَإِذَا zaman خَلَا yalnız kaldıkları بَعۡضُهُمۡ onların bazısı إِلَىٰ bazısına بَعۡضٖ some (others) EN قَالُوٓاْ derler أَتُحَدِّثُونَهُم onlara haber mi veriyorsunuz بِمَا şeyleri فَتَحَ açtığı ٱللَّهُ Allah'ın عَلَيۡكُمۡ size لِيُحَآجُّوكُم sizin aleyhinizde delil olarak kullansınlar بِهِۦ onu عِندَ katında رَبِّكُمۡۚ Rabbiniz أَفَلَا Aklınızı kullanmıyor musunuz? تَعۡقِلُونَ understand EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar iman edenlerle karşılaşınca, "İman ettik" derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyle derler: "Rabbinizin huzurunda delil olarak kullanıp sizi sustursunlar diye mi, Allah'ın (Tevrat'ta) size bildirdiklerini onlara söylüyorsunuz? (Bu kadarcık şeye) akıl erdiremiyor musunuz?"
İlişkiler16 bağlantı · 4 tür
Aynı kök2:158
Aynı ibare2:14 3:119 5:61
Aynı konu3:72 3:73 4:46 8:21 27:14
Henüz sınıflandırılmamış2:8 2:101 2:146 3:72–73 6:20 21:110 24:47