فَأَزَلَّهُمَا ٱلشَّيۡطَـٰنُ عَنۡهَا فَأَخۡرَجَهُمَا مِمَّا كَانَا فِيهِۖ وَقُلۡنَا ٱهۡبِطُواْ بَعۡضُكُمۡ لِبَعۡضٍ عَدُوٌّۖ وَلَكُمۡ فِى ٱلۡأَرۡضِ مُسۡتَقَرٌّ وَمَتَـٰعٌ إِلَىٰ حِينٍ ٣٦
فَأَزَلَّهُمَا onlar(ın ayağın)ı kaydırdı ٱلشَّيۡطَـٰنُ şeytan عَنۡهَا oradan فَأَخۡرَجَهُمَا çıkardı مِمَّا yerden كَانَا bulundukları فِيهِۖ içinde وَقُلۡنَا ve dedik ki ٱهۡبِطُواْ inin بَعۡضُكُمۡ kiminiz لِبَعۡضٍ kiminize عَدُوّٞۖ düşman olarak وَلَكُمۡ sizin için vardır فِى yeryüzünde ٱلۡأَرۡضِ the earth EN مُسۡتَقَرّٞ kalmak وَمَتَـٰعٌ ve nimet إِلَىٰ bir süre حِينٖ a period EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır" dedik.
İlişkiler40 bağlantı · 6 tür
Açıklar7:27 20:120
Devam eder20:120
Aynı kök16:117
Paralel7:11–23 7:20 7:24 7:27 15:28 18:50 20:117 20:118 20:120 20:123
Aynı konu7:13 15:39
Henüz sınıflandırılmamış4:1 4:34 4:119 7:11–24 7:16 7:19 7:20–25 11:48 15:42 17:61 18:50 20:115 Tümünü göster (+12)