فَإِن لَّمۡ تَفۡعَلُواْ فَأۡذَنُواْ بِحَرۡبٍ مِّنَ ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦۖ وَإِن تُبۡتُمۡ فَلَكُمۡ رُءُوسُ أَمۡوَٰلِكُمۡ لَا تَظۡلِمُونَ وَلَا تُظۡلَمُونَ ٢٧٩
فَإِن eğer لَّمۡ böyle yapmazsanız تَفۡعَلُواْ you do EN فَأۡذَنُواْ bilin بِحَرۡبٖ savaşa açıldığını مِّنَ (tarafından) ٱللَّهِ Allah EN وَرَسُولِهِۦۖ ve Elçisi وَإِن ve eğer تُبۡتُمۡ tevbe ederseniz فَلَكُمۡ sizindir رُءُوسُ ana أَمۡوَٰلِكُمۡ malınız لَا ne haksızlık edersiniz تَظۡلِمُونَ wrong EN وَلَا ne de haksızlığa uğratılırsınız تُظۡلَمُونَ you will be wronged EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Resulüyle savaşa girdiğinizi bilin. Eğer tövbe edecek olursanız, anaparalarınız sizindir. Böylece siz ne başkalarına haksızlık etmiş olursunuz, ne de başkaları size haksızlık etmiş olur.
İlişkiler13 bağlantı · 4 tür
Aynı hüküm3:130 4:161 30:39
Aynı ibare64:8
Aynı konu2:188 4:29 96:5
Henüz sınıflandırılmamış2:275 3:130 3:132 4:161 30:39 58:20