إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ وَأَقَامُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُاْ ٱلزَّكَوٰةَ لَهُمۡ أَجۡرُهُمۡ عِندَ رَبِّهِمۡ وَلَا خَوۡفٌ عَلَيۡهِمۡ وَلَا هُمۡ يَحۡزَنُونَ ٢٧٧
إِنَّ şüphesiz ٱلَّذِينَ kimseler ءَامَنُواْ iman eden وَعَمِلُواْ ve işler yapanlar ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ salih (güzel) وَأَقَامُواْ ve kılanlar ٱلصَّلَوٰةَ namazı وَءَاتَوُاْ ve verenler ٱلزَّكَوٰةَ zekatı لَهُمۡ işte onların أَجۡرُهُمۡ ödülleri عِندَ yanındadır رَبِّهِمۡ Rableri وَلَا yoktur خَوۡفٌ korku عَلَيۡهِمۡ onlara وَلَا ve onlar هُمۡ they EN يَحۡزَنُونَ üzülmeyeceklerdir
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz iman edip salih ameller işleyen, namazı dosdoğru kılan ve zekatı verenlerin mükafatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır.
İlişkiler16 bağlantı · 4 tür
Aynı hüküm3:130 4:161 5:69 30:39
Aynı ibare2:62 5:69 64:8
Aynı konu41:30–33 96:5
Henüz sınıflandırılmamış2:43 2:219 7:35 9:87 21:101–104 24:56 103:3