وَكَذَٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِى ٱلۡأَرۡضِ يَتَبَوَّأُ مِنۡهَا حَيۡثُ يَشَآءُۚ نُصِيبُ بِرَحۡمَتِنَا مَن نَّشَآءُۖ وَلَا نُضِيعُ أَجۡرَ ٱلۡمُحۡسِنِينَ ٥٦
وَكَذَٰلِكَ böylece مَكَّنَّا biz iktidar verdik لِيُوسُفَ Yusuf'a فِى o ülke'de ٱلۡأَرۡضِ the land EN يَتَبَوَّأُ konaklardı مِنۡهَا orada حَيۡثُ yerde يَشَآءُۚ dilediği نُصِيبُ biz ulaştırırız بِرَحۡمَتِنَا rahmetimizi مَن kimseye نَّشَآءُۖ dilediğimiz وَلَا zayi etmeyiz نُضِيعُ We let go waste EN أَجۡرَ ecrini ٱلۡمُحۡسِنِينَ güzel davrananların
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Böylece Yusuf'a, dilediği yerde oturmak üzere ülkede imkan ve iktidar verdik. Biz rahmetimizi istediğimize veririz ve iyi davrananların mükafatını zayi etmeyiz.
İlişkiler2 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare12:21
Henüz sınıflandırılmamış18:30