قَالُواْ يَـٰشُعَيۡبُ مَا نَفۡقَهُ كَثِيرًا مِّمَّا تَقُولُ وَإِنَّا لَنَرَىٰكَ فِينَا ضَعِيفًاۖ وَلَوۡلَا رَهۡطُكَ لَرَجَمۡنَـٰكَۖ وَمَآ أَنتَ عَلَيۡنَا بِعَزِيزٍ ٩١
قَالُواْ dediler ki يَـٰشُعَيۡبُ Ey Şuayb مَا biz anlamıyoruz نَفۡقَهُ we understand EN كَثِيرٗا çoğunu مِّمَّا şeylerin تَقُولُ senin söylediğin وَإِنَّا ve biz لَنَرَىٰكَ seni görüyoruz فِينَا içimizde ضَعِيفٗاۖ güçsüz وَلَوۡلَا şayet رَهۡطُكَ yakın çevren olmasaydı لَرَجَمۡنَـٰكَۖ seni taşlardık وَمَآ ve yoktur أَنتَ senin عَلَيۡنَا bize karşı بِعَزِيزٖ bir üstünlüğün
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Dediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Hem biz seni aramızda zayıf görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı, seni taşa tutardık. Zaten sen bizce itibarlı biri değilsin."
İlişkiler13 bağlantı · 3 tür
Paralel29:37
Aynı konu19:46 26:116 26:178
Henüz sınıflandırılmamış3:36 7:85 7:87 7:92 7:93 18:20 27:48 36:18 44:20