قَالُواْ يَـٰصَـٰلِحُ قَدۡ كُنتَ فِينَا مَرۡجُوًّا قَبۡلَ هَـٰذَآۖ أَتَنۡهَىٰنَآ أَن نَّعۡبُدَ مَا يَعۡبُدُ ءَابَآؤُنَا وَإِنَّنَا لَفِى شَكٍّ مِّمَّا تَدۡعُونَآ إِلَيۡهِ مُرِيبٍ ٦٢
قَالُواْ dediler ki يَـٰصَـٰلِحُ Ey Salih قَدۡ doğrusu كُنتَ sen idin فِينَا aramızda مَرۡجُوّٗا ümit beslenen biri قَبۡلَ önce هَـٰذَآۖ bundan أَتَنۡهَىٰنَآ bizi men mi ediyorsun? أَن tapmaktan نَّعۡبُدَ we worship EN مَا taptıklarına يَعۡبُدُ our forefathers worshipped EN ءَابَآؤُنَا babalarımızın وَإِنَّنَا doğrusu biz لَفِى içindeyiz شَكّٖ şüphe مِّمَّا şeyden تَدۡعُونَآ bizi çağırdığın إِلَيۡهِ kendisine مُرِيبٖ tereddütlü
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar şöyle dediler: "Ey Salih! Bundan önce sen, aramızda ümit beslenen bir kimseydin. Şimdi babalarımızın taptıklarına tapmamızı bize yasaklıyor musun? Şüphesiz, biz senin bizi çağırdığın şeyden derin bir şüphe içindeyiz."
İlişkiler35 bağlantı · 5 tür
Aynı kök34:54
Paralel7:76 41:17 51:43 54:24 54:27 69:5
Aynı ibare7:77 14:9 34:43
Aynı konu2:170 10:78 43:22 91:12
Henüz sınıflandırılmamış5:104 7:28 7:73 11:53 11:53–54 14:10 21:52–53 26:70–74 26:146 27:45 28:36 31:21 Tümünü göster (+9)