تِلۡكَ مِنۡ أَنۢبَآءِ ٱلۡغَيۡبِ نُوحِيهَآ إِلَيۡكَۖ مَا كُنتَ تَعۡلَمُهَآ أَنتَ وَلَا قَوۡمُكَ مِن قَبۡلِ هَـٰذَاۖ فَٱصۡبِرۡۖ إِنَّ ٱلۡعَـٰقِبَةَ لِلۡمُتَّقِينَ ٤٩
تِلۡكَ bunlar مِنۡ haberlerindendir أَنۢبَآءِ the news EN ٱلۡغَيۡبِ gayb نُوحِيهَآ vahyettiğimiz إِلَيۡكَۖ sana مَا değildin كُنتَ sen تَعۡلَمُهَآ onu biliyor أَنتَ (ne) sen وَلَا ve ne de قَوۡمُكَ senin kavmin مِن önce قَبۡلِ before EN هَـٰذَاۖ bundan فَٱصۡبِرۡۖ sabret إِنَّ şüphesiz ٱلۡعَـٰقِبَةَ sonuç لِلۡمُتَّقِينَ takva sahiplerinindir
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte bunlar, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları ne sen biliyordun, ne de kavmin. O halde sabret. Çünkü (iyi) sonuç, Allah'a karşı gelmekten sakınanların olacaktır.
İlişkiler26 bağlantı · 4 tür
Paralel7:59–64 7:59 29:15 54:11
Aynı ibare3:44 12:102 23:23
Aynı konu10:71 11:12 11:100 20:99 28:44–46 28:44 36:41 38:69 53:52
Henüz sınıflandırılmamış2:2 7:158 7:188 10:73 12:3 25:37 26:122 28:46 42:52 93:7