أُوْلَـٰٓئِكَ لَمۡ يَكُونُواْ مُعۡجِزِينَ فِى ٱلۡأَرۡضِ وَمَا كَانَ لَهُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ مِنۡ أَوۡلِيَآءَۘ يُضَـٰعَفُ لَهُمُ ٱلۡعَذَابُۚ مَا كَانُواْ يَسۡتَطِيعُونَ ٱلسَّمۡعَ وَمَا كَانُواْ يُبۡصِرُونَ ٢٠
أُوْلَـٰٓئِكَ onlar لَمۡ değillerdir يَكُونُواْ will be EN مُعۡجِزِينَ aciz bırakacak فِى yeryüzünde ٱلۡأَرۡضِ the earth EN وَمَا yoktur كَانَ onların لَهُم for them EN مِّن başka دُونِ besides EN ٱللَّهِ Allah'tan مِنۡ dostları أَوۡلِيَآءَۘ protectors EN يُضَـٰعَفُ kat kat artırılır لَهُمُ onlar için ٱلۡعَذَابُۚ azab مَا onlar كَانُواْ they were EN يَسۡتَطِيعُونَ güç yetiremezlerdi ٱلسَّمۡعَ işitmeye وَمَا ve كَانُواْ onlar يُبۡصِرُونَ göremezlerdi
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakabilecek değillerdir. Onların Allah'tan başka sığınabilecekleri bir yardımcıları da yoktur. Azap onlar için kat kat artırılacaktır. Çünkü onlar (gerçekleri) işitmeğe tahammül edemiyorlar, hem de görmüyorlardı.
İlişkiler21 bağlantı · 4 tür
Paralel7:59
Aynı ibare24:57 29:22 46:32
Aynı konu7:38 10:27 16:88 25:69 39:51
Henüz sınıflandırılmamış4:85 6:134 8:59 9:2 10:53 11:33 16:25 16:46 35:44 42:31 42:40 64:5