فَلَوۡلَا كَانَ مِنَ ٱلۡقُرُونِ مِن قَبۡلِكُمۡ أُوْلُواْ بَقِيَّةٍ يَنۡهَوۡنَ عَنِ ٱلۡفَسَادِ فِى ٱلۡأَرۡضِ إِلَّا قَلِيلًا مِّمَّنۡ أَنجَيۡنَا مِنۡهُمۡۗ وَٱتَّبَعَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ مَآ أُتۡرِفُواْ فِيهِ وَكَانُواْ مُجۡرِمِينَ ١١٦
فَلَوۡلَا değil miydi? كَانَ bulunmalı مِنَ nesillerden ٱلۡقُرُونِ the generations EN مِن sizden önceki قَبۡلِكُمۡ before you EN أُوْلُواْ sahipleri بَقِيَّةٖ fazilet يَنۡهَوۡنَ alıkoyan عَنِ fesattan ٱلۡفَسَادِ the corruption EN فِى yeryüzünde ٱلۡأَرۡضِ the earth EN إِلَّا dışında قَلِيلٗا çok azı مِّمَّنۡ kendilerini أَنجَيۡنَا kurtardığımız مِنۡهُمۡۗ onlardan وَٱتَّبَعَ peşine takıldılar ٱلَّذِينَ kimseler ظَلَمُواْ zulmedenler مَآ bulundukları refahın أُتۡرِفُواْ luxury they were given EN فِيهِ içinde وَكَانُواْ ve oldular مُجۡرِمِينَ suçlu kimseler
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sizden önceki nesillerden aklı başında kimseler (insanları) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan alıkoysalardı ya! Ancak içlerinden kendilerini kurtardığımız pek az kimse bunu yapmıştı. Zulmedenler ise içinde şımartıldıkları refahın ardına düştüler ve günahkar kimseler oldular.
İlişkiler22 bağlantı · 4 tür
Aynı kök21:13
Aynı hüküm3:104 47:22
Aynı konu3:110 5:63 7:164 9:71 11:85 19:59 23:33 28:76 31:17 77:46 79:38
Henüz sınıflandırılmamış2:6 5:79 6:69 36:10 39:40 77:5–6 87:9 88:21