۞ وَأَمَّا ٱلَّذِينَ سُعِدُواْ فَفِى ٱلۡجَنَّةِ خَـٰلِدِينَ فِيهَا مَا دَامَتِ ٱلسَّمَـٰوَٰتُ وَٱلۡأَرۡضُ إِلَّا مَا شَآءَ رَبُّكَۖ عَطَآءً غَيۡرَ مَجۡذُوذٍ ١٠٨
۞ وَأَمَّا ve ٱلَّذِينَ kimseler سُعِدُواْ mutlu olan(lar) فَفِى içindedirler ٱلۡجَنَّةِ cennet خَـٰلِدِينَ onlar sürekli kalıcıdırlar فِيهَا orada مَا durdukça دَامَتِ as long as remains EN ٱلسَّمَـٰوَٰتُ gökler وَٱلۡأَرۡضُ ve yer إِلَّا dışında مَا diledikleri شَآءَ what your Lord wills EN رَبُّكَۖ Rabbinin عَطَآءً bir lütuftur غَيۡرَ olmaksızın مَجۡذُوذٖ kesinti
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Mutlu olanlara gelince, gökler ve yerler durdukça içinde ebedi kalmak üzere cennettedirler. Ancak Rabbinin dilemesi başka. Bu, onlara ardı kesilmez bir lütuf olarak verilmiştir.
İlişkiler12 bağlantı · 2 tür
Aynı konu6:128 14:48 38:54 41:8 68:3
Henüz sınıflandırılmamış2:82 10:26 13:35 14:23 25:76 35:33–35 39:40