وَلَئِنۡ أَذَقۡنَـٰهُ نَعۡمَآءَ بَعۡدَ ضَرَّآءَ مَسَّتۡهُ لَيَقُولَنَّ ذَهَبَ ٱلسَّيِّـَٔاتُ عَنِّىٓۚ إِنَّهُۥ لَفَرِحٌ فَخُورٌ ١٠
وَلَئِنۡ ve şayet أَذَقۡنَـٰهُ ona tattırırsak نَعۡمَآءَ bir nimet بَعۡدَ sonra ضَرَّآءَ bir darlıktan مَسَّتۡهُ kendisine dokunan لَيَقُولَنَّ mutlaka der ذَهَبَ gitti ٱلسَّيِّـَٔاتُ kötülükler عَنِّىٓۚ benden إِنَّهُۥ şüphesiz o لَفَرِحٞ şımarık فَخُورٌ ve böbürlenendir
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ama kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra, ona bir nimet tattırırsak mutlaka, "Kötülükler benden gitti" diyecektir. Çünkü o, şımarık ve böbürlenen biridir.
İlişkiler14 bağlantı · 5 tür
Aynı kök28:76
Paralel7:59
Aynı ibare10:21 41:50
Aynı konu6:44 10:12 16:53–55 30:36 39:7–8 39:49 41:49
Henüz sınıflandırılmamış16:53–54 22:66 89:15–16