وَقَالَ مُوسَىٰ رَبَّنَآ إِنَّكَ ءَاتَيۡتَ فِرۡعَوۡنَ وَمَلَأَهُۥ زِينَةً وَأَمۡوَٰلًا فِى ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا رَبَّنَا لِيُضِلُّواْ عَن سَبِيلِكَۖ رَبَّنَا ٱطۡمِسۡ عَلَىٰٓ أَمۡوَٰلِهِمۡ وَٱشۡدُدۡ عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ فَلَا يُؤۡمِنُواْ حَتَّىٰ يَرَوُاْ ٱلۡعَذَابَ ٱلۡأَلِيمَ ٨٨
وَقَالَ ve dedi ki مُوسَىٰ Musa رَبَّنَآ Rabbimiz إِنَّكَ şüphesiz sen ءَاتَيۡتَ verdin فِرۡعَوۡنَ Firavun'a وَمَلَأَهُۥ ve adamlarına زِينَةٗ süs(ler) وَأَمۡوَٰلٗا ve mallar فِى hayatında ٱلۡحَيَوٰةِ the life EN ٱلدُّنۡيَا dünya رَبَّنَا Rabbimiz لِيُضِلُّواْ saptırmaları için mi? عَن senin yolundan سَبِيلِكَۖ Your way EN رَبَّنَا Rabbimiz ٱطۡمِسۡ yok et عَلَىٰٓ onların mallarını أَمۡوَٰلِهِمۡ their wealth EN وَٱشۡدُدۡ ve bağla عَلَىٰ üzerini قُلُوبِهِمۡ kalplerinin فَلَا (ki) iman etmesinler يُؤۡمِنُواْ they believe EN حَتَّىٰ kadar يَرَوُاْ görünceye ٱلۡعَذَابَ azabı ٱلۡأَلِيمَ acıklı
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa, şöyle dedi: "Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavun'a ve onun ileri gelenlerine, dünya hayatında nice zinet ve mallar verdin. Ey Rabbimiz, yolundan saptırsınlar diye mi? Ey Rabbimiz, sen onların mallarını silip süpür ve kalplerine darlık ver, çünkü onlar elem dolu azabı görünceye kadar iman etmezler."
İlişkiler44 bağlantı · 4 tür
Paralel7:103 20:56 20:57 20:63 20:64 20:65 20:66 20:69 20:77 20:78 25:36 37:115 Tümünü göster (+4)
Aynı ibare61:5
Aynı konu5:78 20:42 20:62 37:116 44:25 44:27 44:28 44:31 44:33 71:24 71:26 85:18
Henüz sınıflandırılmamış4:148 5:25 7:101 8:52 10:86 10:97 20:33 20:36 20:61 26:120 40:46 44:26 Tümünü göster (+3)