أَلَآ إِنَّ لِلَّهِ مَن فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَن فِى ٱلۡأَرۡضِۗ وَمَا يَتَّبِعُ ٱلَّذِينَ يَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ شُرَكَآءَۚ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَإِنۡ هُمۡ إِلَّا يَخۡرُصُونَ ٦٦
أَلَآ iyi bilin ki إِنَّ şüphesiz لِلَّهِ Allah'ındır مَن kim varsa فِى göklerde ٱلسَّمَـٰوَٰتِ the heavens EN وَمَن ve kim varsa فِى yerde ٱلۡأَرۡضِۗ the earth EN وَمَا ve يَتَّبِعُ uymuyorlar ٱلَّذِينَ kimseler يَدۡعُونَ tapınan(lar) مِن başkalarına دُونِ other than Allah EN ٱللَّهِ Allah'tan شُرَكَآءَۚ ortak koştuklarına إِن ancak يَتَّبِعُونَ onlar uyuyorlar إِلَّا sadece ٱلظَّنَّ zanna وَإِنۡ ve هُمۡ onlar إِلَّا sadece يَخۡرُصُونَ saçmalıyorlar
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bilesiniz ki göklerde kim var, yerde kim varsa, hep Allah'ındır. Allah'tan başkasına tapanlar (gerçekte) Allah'a koştukları ortaklara tabi olmuyorlar. Şüphesiz onlar ancak zanna uyuyorlar ve sadece yalan söylüyorlar.
İlişkiler17 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare6:116 6:148
Aynı konu10:36 13:14 19:93
Henüz sınıflandırılmamış2:78 3:129 4:132 10:29 16:86–87 16:86 17:56 22:64 33:66–68 45:24 51:10 53:28