قُلۡ أَرَءَيۡتُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ لَكُم مِّن رِّزۡقٍ فَجَعَلۡتُم مِّنۡهُ حَرَامًا وَحَلَـٰلًا قُلۡ ءَآللَّهُ أَذِنَ لَكُمۡۖ أَمۡ عَلَى ٱللَّهِ تَفۡتَرُونَ ٥٩
قُلۡ de ki أَرَءَيۡتُم görmüyor musunuz? مَّآ indirdiğini أَنزَلَ (has been) sent down EN ٱللَّهُ Allah'ın لَكُم size مِّن rızıktan رِّزۡقٖ (the) provision EN فَجَعَلۡتُم ve sizin kıldığınızı مِّنۡهُ ondan حَرَامٗا (bir kısmını) haram وَحَلَـٰلٗا (bir kısmını) helal قُلۡ de ki ءَآللَّهُ Allah mı? أَذِنَ izin verdi لَكُمۡۖ size أَمۡ yoksa عَلَى karşı ٱللَّهِ Allah'a تَفۡتَرُونَ iftira (mı) ediyorsunuz
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Allah'ın size indirdiği; sizin de, bir kısmını helal, bir kısmını haram kıldığınız rızıklar hakkında ne dersiniz?" De ki: "Bunun için Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"
İlişkiler32 bağlantı · 4 tür
Aynı kök9:29
Aynı hüküm5:87 5:87–88 5:103 6:138 6:139 6:140 6:143–146 6:144 7:32 16:116 66:1
Aynı konu6:148 7:28 42:21 69:44–47
Henüz sınıflandırılmamış4:43 5:3 5:3–4 5:87 6:144 6:145 6:145–155 6:150 7:32 9:37 16:56 16:114–116 Tümünü göster (+4)