وَيَوۡمَ يَحۡشُرُهُمۡ كَأَن لَّمۡ يَلۡبَثُوٓاْ إِلَّا سَاعَةً مِّنَ ٱلنَّهَارِ يَتَعَارَفُونَ بَيۡنَهُمۡۚ قَدۡ خَسِرَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِلِقَآءِ ٱللَّهِ وَمَا كَانُواْ مُهۡتَدِينَ ٤٥
وَيَوۡمَ ve gün يَحۡشُرُهُمۡ onları toplayacağımız كَأَن sanki gibi لَّمۡ kalmamışlar يَلۡبَثُوٓاْ they had not remained EN إِلَّا bile سَاعَةٗ bir anı kadar مِّنَ gündüzden ٱلنَّهَارِ the day EN يَتَعَارَفُونَ tanışırlar بَيۡنَهُمۡۚ kendi aralarında قَدۡ muhakkak خَسِرَ zarara uğramışlardır ٱلَّذِينَ kimseler كَذَّبُواْ yalanlayan(lar) بِلِقَآءِ kavuşmayı ٱللَّهِ Allah'a وَمَا ve كَانُواْ doğru yola girmeyenler مُهۡتَدِينَ the guided ones EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onları yeniden diriltip hepsini bir araya toplayacağı gün, sanki gündüzün bir saatinden başka kalmamışlar (yeni ayrılmışlar) gibi, aralarında tanışırlar. Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar, ziyana uğramış ve doğru yolu bulamamışlardır.
İlişkiler27 bağlantı · 4 tür
Paralel20:103–104 23:112–114 30:55–56 79:46
Aynı ibare46:35
Aynı konu17:52 20:103 23:112 23:113 30:55 30:56 39:15 43:76
Henüz sınıflandırılmamış10:7 16:109 20:104 21:1 22:47 23:114 27:84 37:22 37:23 39:63 40:30 40:46 Tümünü göster (+2)