وَيَعۡبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَضُرُّهُمۡ وَلَا يَنفَعُهُمۡ وَيَقُولُونَ هَـٰٓؤُلَآءِ شُفَعَـٰٓؤُنَا عِندَ ٱللَّهِۚ قُلۡ أَتُنَبِّـُٔونَ ٱللَّهَ بِمَا لَا يَعۡلَمُ فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَلَا فِى ٱلۡأَرۡضِۚ سُبۡحَـٰنَهُۥ وَتَعَـٰلَىٰ عَمَّا يُشۡرِكُونَ ١٨
وَيَعۡبُدُونَ ve ibadet ediyorlar مِن bırakıp دُونِ other than EN ٱللَّهِ Allah'ı مَا şeylere لَا hiç يَضُرُّهُمۡ bir zararı olmayan وَلَا ve يَنفَعُهُمۡ yararı olmayan وَيَقُولُونَ ve diyorlar ki هَـٰٓؤُلَآءِ bunlar شُفَعَـٰٓؤُنَا bizim şefaatçilerimizdir عِندَ katında ٱللَّهِۚ Allah EN قُلۡ de ki أَتُنَبِّـُٔونَ bildiriyor musunuz? ٱللَّهَ Allah'a بِمَا bir şeyi لَا bilmediği يَعۡلَمُ he knows EN فِى göklerde ٱلسَّمَـٰوَٰتِ the heavens EN وَلَا ve فِى yerde ٱلۡأَرۡضِۚ the earth EN سُبۡحَـٰنَهُۥ O münezzehtir وَتَعَـٰلَىٰ ve yücedir عَمَّا ortak koştuklarından يُشۡرِكُونَ they associate (with Him) EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'ı bırakıp, kendilerine ne zarar, ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve "İşte bunlar Allah katında bizim şefaatçılarımızdır" diyorlar. De ki: "Siz, Allah'a göklerde ve yerde O'nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz!? O, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.".
İlişkiler48 bağlantı · 4 tür
Açıklar26:72
Aynı ibare5:76 13:33 16:73 17:43 22:12–13 22:12 23:92 25:55
Aynı konu2:123 6:71 7:28 10:3 10:28 10:106 13:16 17:56 19:87 21:66 26:72–73 29:17 Tümünü göster (+7)
Henüz sınıflandırılmamış2:48 2:80 2:254 3:75 4:48 4:117 6:70 7:33 9:45 19:81 20:114 21:43 Tümünü göster (+8)