قُل لَّوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَا تَلَوۡتُهُۥ عَلَيۡكُمۡ وَلَآ أَدۡرَىٰكُم بِهِۦۖ فَقَدۡ لَبِثۡتُ فِيكُمۡ عُمُرًا مِّن قَبۡلِهِۦٓۚ أَفَلَا تَعۡقِلُونَ ١٦
قُل de ki لَّوۡ şayet شَآءَ dileseydi ٱللَّهُ Allah EN مَا bunu okumazdım تَلَوۡتُهُۥ I (would) have recited it EN عَلَيۡكُمۡ size وَلَآ ve size hiç bildirmezdi أَدۡرَىٰكُم He (would) have made it known to you EN بِهِۦۖ bunu فَقَدۡ elbette لَبِثۡتُ geçirdim فِيكُمۡ sizin aranızda عُمُرٗا belli bir ömür مِّن daha önce قَبۡلِهِۦٓۚ before it EN أَفَلَا hiç düşünmüyor musunuz? تَعۡقِلُونَ you use reason EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Eğer Allah dileseydi, ben size onu okumazdım, Allah da size onu bildirmezdi. Ben sizin aranızda bundan (Kur'an'ın inişinden) önce (kırk yıllık) bir ömür yaşadım. Hiç düşünmüyor musunuz?"
İlişkiler28 bağlantı · 3 tür
Açıklar23:69
Aynı konu7:203 13:7 16:101 17:75 21:6 21:11 23:69 28:86 34:31 74:25
Henüz sınıflandırılmamış2:151 6:8 7:184 8:52 10:20 11:12 12:109 17:86 17:93 21:46 25:8 29:48 Tümünü göster (+5)