بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).
وَيۡلٌ لِّلۡمُطَفِّفِينَ ١
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline!
İlişkiler9 bağlantı · 4 tür
Devam eder
Aynı hüküm
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
ٱلَّذِينَ إِذَا ٱكۡتَالُواْ عَلَى ٱلنَّاسِ يَسۡتَوۡفُونَ ٢
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler.
İlişkiler14 bağlantı · 5 tür
Devam eder
Aynı kök
Aynı hüküm+1 daha Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
وَإِذَا كَالُوهُمۡ أَو وَّزَنُوهُمۡ يُخۡسِرُونَ ٣
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Fakat kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar.
İlişkiler13 bağlantı · 3 tür
Devam eder
Aynı hüküm+4 daha Henüz sınıflandırılmamış
أَلَا يَظُنُّ أُوْلَـٰٓئِكَ أَنَّهُم مَّبۡعُوثُونَ ٤
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(4-6) Onlar, büyük bir gün; insanların, alemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?
İlişkiler6 bağlantı · 2 tür
Aynı hüküm
Henüz sınıflandırılmamış
لِيَوۡمٍ عَظِيمٍ ٥
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(4-6) Onlar, büyük bir gün; insanların, alemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?
İlişkiler1 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış
يَوۡمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ ٦
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(4-6) Onlar, büyük bir gün; insanların, alemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?
İlişkiler8 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha Sayfa 588 Mutaffifin
كَلَّآ إِنَّ كِتَـٰبَ ٱلۡفُجَّارِ لَفِى سِجِّينٍ ٧
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır, günahkarların yazısı, muhakkak "Siccin"dedir.
İlişkiler7 bağlantı · 2 tür
Aynı kök
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا سِجِّينٌ ٨
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Siccin"in ne olduğunu sen ne bileceksin.
İlişkiler1 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış
كِتَـٰبٌ مَّرۡقُومٌ ٩
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O, yazılmış bir kitaptır.
İlişkiler8 bağlantı · 2 tür
Aynı kök
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha وَيۡلٌ يَوۡمَئِذٍ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ١٠
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(10-11) O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay haline!
İlişkiler6 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış
ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوۡمِ ٱلدِّينِ ١١
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(10-11) O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay haline!
İlişkiler14 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعۡتَدٍ أَثِيمٍ ١٢
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onu, ancak her azgın, günahkar kimse inkar eder.
İlişkiler6 bağlantı · 4 tür
Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
إِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِ ءَايَـٰتُنَا قَالَ أَسَـٰطِيرُ ٱلۡأَوَّلِينَ ١٣
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ona ayetlerimiz okununca, "Eskilerin masalları" der.
İlişkiler22 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare+6 daha Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha كَلَّاۖ بَلۡۜ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ ١٤
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır, hayır! Doğrusu onların kazanmakta oldukları kalplerini paslandırmıştır.
İlişkiler11 bağlantı · 2 tür
Aynı konu+1 daha Henüz sınıflandırılmamış
كَلَّآ إِنَّهُمۡ عَن رَّبِّهِمۡ يَوۡمَئِذٍ لَّمَحۡجُوبُونَ ١٥
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır, şüphesiz onlar, kıyamet günü Rablerini görmekten mahrum bırakılacaklardır.
İlişkiler10 bağlantı · 5 tür
Sınırlandırır
Karşıtlık
Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
ثُمَّ إِنَّهُمۡ لَصَالُواْ ٱلۡجَحِيمِ ١٦
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra onlar muhakkak cehenneme gireceklerdir.
İlişkiler6 bağlantı · 2 tür
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
ثُمَّ يُقَالُ هَـٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ ١٧
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra da onlara, "Yalanlamakta olduğunuz işte budur" denecektir.
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha كَلَّآ إِنَّ كِتَـٰبَ ٱلۡأَبۡرَارِ لَفِى عِلِّيِّينَ ١٨
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır (sandıkları gibi değil!) iyilerin yazısı "İlliyyun"dadır.
İlişkiler2 bağlantı · 2 tür
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا عِلِّيُّونَ ١٩
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"İlliyyun"un ne olduğunu sen ne bileceksin.
İlişkiler1 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış
كِتَـٰبٌ مَّرۡقُومٌ ٢٠
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O, yazılmış bir kitaptır.
İlişkiler4 bağlantı · 3 tür
Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
يَشۡهَدُهُ ٱلۡمُقَرَّبُونَ ٢١
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ona, Allah'a yakın olanlar şahit olur.
İlişkiler12 bağlantı · 3 tür
Aynı kök+2 daha Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
إِنَّ ٱلۡأَبۡرَارَ لَفِى نَعِيمٍ ٢٢
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz iyi kimseler, Naim cennetindedirler.
İlişkiler3 bağlantı · 3 tür
Aynı hüküm
Aynı ibare
Henüz sınıflandırılmamış
عَلَى ٱلۡأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ ٢٣
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Koltuklar üzerinde, (etrafı) seyrederler.
İlişkiler7 bağlantı · 4 tür
Karşıtlık
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
تَعۡرِفُ فِى وُجُوهِهِمۡ نَضۡرَةَ ٱلنَّعِيمِ ٢٤
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onların yüzlerinde, nimetlerin sevincini görürsün.
İlişkiler8 bağlantı · 2 tür
Aynı konu+1 daha Henüz sınıflandırılmamış
يُسۡقَوۡنَ مِن رَّحِيقٍ مَّخۡتُومٍ ٢٥
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlara, mühürlü (el değmemiş) saf bir içecekten içirilir.
İlişkiler4 bağlantı · 1 tür
Aynı konu
خِتَـٰمُهُۥ مِسۡكٌۚ وَفِى ذَٰلِكَ فَلۡيَتَنَافَسِ ٱلۡمُتَنَـٰفِسُونَ ٢٦
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onun (içiminin) sonu bir misktir (ağızda misk gibi koku bırakır). İşte yarışanlar, bunun için yarışsınlar.
İlişkiler7 bağlantı · 2 tür
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسۡنِيمٍ ٢٧
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O içeceğin katkısı tesnimdir.
İlişkiler3 bağlantı · 2 tür
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
عَيۡنًا يَشۡرَبُ بِهَا ٱلۡمُقَرَّبُونَ ٢٨
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bir pınar ki, Allah'a yakın olanlar ondan içerler.
İlişkiler10 bağlantı · 3 tür
Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجۡرَمُواْ كَانُواْ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ يَضۡحَكُونَ ٢٩
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz günahkarlar, (dünyada) iman edenlere gülüyorlardı.
İlişkiler16 bağlantı · 2 tür
Aynı konu+5 daha Henüz sınıflandırılmamış+1 daha وَإِذَا مَرُّواْ بِهِمۡ يَتَغَامَزُونَ ٣٠
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Mü'minler yanlarından geçtiğinde, birbirlerine kaş göz ederek onlarla alay ediyorlardı.
İlişkiler11 bağlantı · 2 tür
Aynı konu+2 daha Henüz sınıflandırılmamış
وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓاْ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِمُ ٱنقَلَبُواْ فَكِهِينَ ٣١
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ailelerine dönerken zevk ve neşe içinde gülüşe gülüşe dönüyorlardı.
İlişkiler10 bağlantı · 2 tür
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
وَإِذَا رَأَوۡهُمۡ قَالُوٓاْ إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ ٣٢
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Mü'minleri gördükleri vakit, "Hiç şüphe yok, şunlar sapık kimselerdir" diyorlardı.
İlişkiler12 bağlantı · 2 tür
Aynı konu+3 daha Henüz sınıflandırılmamış
وَمَآ أُرۡسِلُواْ عَلَيۡهِمۡ حَـٰفِظِينَ ٣٣
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Halbuki onlar, mü'minlerin başına bekçi olarak gönderilmemişlerdi.
İlişkiler11 bağlantı · 2 tür
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha فَٱلۡيَوۡمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مِنَ ٱلۡكُفَّارِ يَضۡحَكُونَ ٣٤
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte bugün de mü'minler kafirlere gülerler.
İlişkiler10 bağlantı · 3 tür
Karşıtlık
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
Sayfa 589 Mutaffifin
عَلَى ٱلۡأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ ٣٥
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler.
İlişkiler11 bağlantı · 4 tür
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha Henüz sınıflandırılmamış
هَلۡ ثُوِّبَ ٱلۡكُفَّارُ مَا كَانُواْ يَفۡعَلُونَ ٣٦
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Nasıl, kafirler yapmakta olduklarının karşılığını buldular mı?
İlişkiler8 bağlantı · 2 tür
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış