‹ 69. Hâkka 70. Mearic 71. Nuh › al-Ma`arij · Yükseliş Yolları · 44 ayet
Katmanlar Arapça Okunuş Kelime meali Mealler Notlarım Kendi mealim
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).
سَأَلَ سَآئِلٌۢ بِعَذَابٍ وَاقِعٍ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-3) Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kafirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.
لِّلْكَٰفِرِينَ لَيْسَ لَهُۥ دَافِعٌ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-3) Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kafirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.
مِّنَ ٱللَّهِ ذِى ٱلْمَعَارِجِ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-3) Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kafirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.
تَعْرُجُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ وَٱلرُّوحُ إِلَيْهِ فِى يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُۥ خَمْسِينَ أَلْفَ سَنَةٍ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.
فَٱصْبِرْ صَبْرًا جَمِيلًا
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey Muhammed!) Sen güzel bir şekilde sabret.
إِنَّهُمْ يَرَوْنَهُۥ بَعِيدًا
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz onlar o azabı uzak görüyorlar.
وَنَرَىٰهُ قَرِيبًا
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz ise onu yakın görüyoruz.
يَوْمَ تَكُونُ ٱلسَّمَآءُ كَٱلْمُهْلِ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(8-9) Göğün, erimiş maden gibi ve dağların atılmış renkli yün gibi olacağı günü hatırla.
وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(8-9) Göğün, erimiş maden gibi ve dağların atılmış renkli yün gibi olacağı günü hatırla.
وَلَا يَسْـَٔلُ حَمِيمٌ حَمِيمًا
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(O gün) hiçbir samimi dost, dostunu sormaz.
يُبَصَّرُونَهُمْ يَوَدُّ ٱلْمُجْرِمُ لَوْ يَفْتَدِى مِنْ عَذَابِ يَوْمِئِذٍۭ بِبَنِيهِ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(11-14) Birbirlerine gösterilirler. Günahkar kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.
وَصَٰحِبَتِهِۦ وَأَخِيهِ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(11-14) Birbirlerine gösterilirler. Günahkar kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.
وَفَصِيلَتِهِ ٱلَّتِى تُـْٔوِيهِ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(11-14) Birbirlerine gösterilirler. Günahkar kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.
وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا ثُمَّ يُنجِيهِ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(11-14) Birbirlerine gösterilirler. Günahkar kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.
كَلَّآ إِنَّهَا لَظَىٰ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(15-16) Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz cehennem, derileri kavurup çıkaran alevli ateştir.
نَزَّاعَةً لِّلشَّوَىٰ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(15-16) Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz cehennem, derileri kavurup çıkaran alevli ateştir.
تَدْعُوا۟ مَنْ أَدْبَرَ وَتَوَلَّىٰ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(17-18) O, (hakka) arka döneni ve (imandan) yüz çevireni; servet toplayıp yığanı kendine çağırır.
وَجَمَعَ فَأَوْعَىٰٓ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(17-18) O, (hakka) arka döneni ve (imandan) yüz çevireni; servet toplayıp yığanı kendine çağırır.
إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ خُلِقَ هَلُوعًا
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz insan çok hırslı ve sabırsız olarak yaratılmıştır.
إِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ جَزُوعًا
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kendisine kötülük dokunduğu zaman sızlanır.
وَإِذَا مَسَّهُ ٱلْخَيْرُ مَنُوعًا
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ona bir hayır dokunduğunda da eli sıkıdır.
إِلَّا ٱلْمُصَلِّينَ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ancak, namaz kılanlar başka.
ٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ دَآئِمُونَ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, namazlarına devam eden kimselerdir.
وَٱلَّذِينَ فِىٓ أَمْوَٰلِهِمْ حَقٌّ مَّعْلُومٌ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(24-25) Onlar, mallarında; isteyenler ve (isteyemeyip) mahrum kalanlar için belli bir hak bulunan kimselerdir.
لِّلسَّآئِلِ وَٱلْمَحْرُومِ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(24-25) Onlar, mallarında; isteyenler ve (isteyemeyip) mahrum kalanlar için belli bir hak bulunan kimselerdir.
وَٱلَّذِينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, ceza gününü tasdik eden kimselerdir.
وَٱلَّذِينَ هُم مِّنْ عَذَابِ رَبِّهِم مُّشْفِقُونَ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, Rablerinin azabından korkan kimselerdir.
إِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمْ غَيْرُ مَأْمُونٍ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Çünkü, Rablerinin azabından emin olunamaz.
وَٱلَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَٰفِظُونَ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, mahrem yerlerini koruyan kimselerdir.
إِلَّا عَلَىٰٓ أَزْوَٰجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ancak eşleri, yahut sahip oldukları cariyeleri başka. Çünkü onlar (eşleri ve cariyeleri ile olan ilişkileri konusunda) kınanmazlar.
فَمَنِ ٱبْتَغَىٰ وَرَآءَ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْعَادُونَ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kim bunun ötesini isterse, işte onlar sınırı aşan kimselerdir.
وَٱلَّذِينَ هُمْ لِأَمَٰنَٰتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَٰعُونَ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, emanetlerini ve verdikleri sözü gözeten kimselerdir.
وَٱلَّذِينَ هُم بِشَهَٰدَٰتِهِمْ قَآئِمُونَ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, şahitliklerini dosdoğru yapan kimselerdir.
وَٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, namazlarını titizlikle koruyan kimselerdir.
أُو۟لَٰٓئِكَ فِى جَنَّٰتٍ مُّكْرَمُونَ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte onlar cennetlerde ikram göreceklerdir.
فَمَالِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ قِبَلَكَ مُهْطِعِينَ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(36-37) Şimdi, inkar edenlere ne oluyor ki, boyunlarını uzatarak (alay etmek için) sağdan soldan gruplar halinde sana doğru koşuyorlar?
عَنِ ٱلْيَمِينِ وَعَنِ ٱلشِّمَالِ عِزِينَ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(36-37) Şimdi, inkar edenlere ne oluyor ki, boyunlarını uzatarak (alay etmek için) sağdan soldan gruplar halinde sana doğru koşuyorlar?
أَيَطْمَعُ كُلُّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ أَن يُدْخَلَ جَنَّةَ نَعِيمٍ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlardan her biri Naim cennetine sokulacağını mı umuyor?
كَلَّآ إِنَّا خَلَقْنَٰهُم مِّمَّا يَعْلَمُونَ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz biz onları kendilerinin de bildikleri şeyden (meniden) yarattık.
فَلَآ أُقْسِمُ بِرَبِّ ٱلْمَشَٰرِقِ وَٱلْمَغَٰرِبِ إِنَّا لَقَٰدِرُونَ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(40-41) Doğuların ve Batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter. Bizim önümüze geçilemez.
عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ خَيْرًا مِّنْهُمْ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(40-41) Doğuların ve Batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter. Bizim önümüze geçilemez.
فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا۟ وَيَلْعَبُوا۟ حَتَّىٰ يُلَٰقُوا۟ يَوْمَهُمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sen onları bırak, uyarıldıkları günlerine kavuşuncaya kadar batıl inançlarına dalsınlar ve oynasınlar.
يَوْمَ يَخْرُجُونَ مِنَ ٱلْأَجْدَاثِ سِرَاعًا كَأَنَّهُمْ إِلَىٰ نُصُبٍ يُوفِضُونَ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(43-44) Dikili putlara akın akın gidercesine, gözleri inmiş, kendilerini zillet kaplamış bir halde mezarlarından süratle çıkacakları o günü hatırla! İşte o, uyarıldıkları gündür.
خَٰشِعَةً أَبْصَٰرُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلَّذِى كَانُوا۟ يُوعَدُونَ
1 2 3 Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(43-44) Dikili putlara akın akın gidercesine, gözleri inmiş, kendilerini zillet kaplamış bir halde mezarlarından süratle çıkacakları o günü hatırla! İşte o, uyarıldıkları gündür.