İçeriğe geç
Linked QuranBırak Kuran kendini açıklasın
Ayete git

Sureler yükleniyor…

Mearic

al-Ma`arij · Yükseliş Yolları · 44 ayet

Mearic
Sayfaya git

Bu sure 568–570. sayfalarda.

Ayete git

Sureler yükleniyor…

70:1

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).

سَأَلَ سَآئِلُۢ بِعَذَابٍ وَاقِعٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-3) Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kafirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.

İlişkiler9 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
70:2

لِّلۡكَـٰفِرِينَ لَيۡسَ لَهُۥ دَافِعٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-3) Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kafirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.

İlişkiler7 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
70:3

مِّنَ ٱللَّهِ ذِى ٱلۡمَعَارِجِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-3) Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kafirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.

İlişkiler5 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
70:4

تَعۡرُجُ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ وَٱلرُّوحُ إِلَيۡهِ فِى يَوۡمٍ كَانَ مِقۡدَارُهُۥ خَمۡسِينَ أَلۡفَ سَنَةٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.

İlişkiler25 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha
70:5

فَٱصۡبِرۡ صَبۡرًا جَمِيلًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey Muhammed!) Sen güzel bir şekilde sabret.

İlişkiler13 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış
70:6

إِنَّهُمۡ يَرَوۡنَهُۥ بَعِيدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz onlar o azabı uzak görüyorlar.

İlişkiler5 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
70:7

وَنَرَىٰهُ قَرِيبًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz ise onu yakın görüyoruz.

İlişkiler5 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
70:8

يَوۡمَ تَكُونُ ٱلسَّمَآءُ كَٱلۡمُهۡلِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(8-9) Göğün, erimiş maden gibi ve dağların atılmış renkli yün gibi olacağı günü hatırla.

İlişkiler7 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
70:9

وَتَكُونُ ٱلۡجِبَالُ كَٱلۡعِهۡنِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(8-9) Göğün, erimiş maden gibi ve dağların atılmış renkli yün gibi olacağı günü hatırla.

İlişkiler16 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَلَا يَسۡـَٔلُ حَمِيمٌ حَمِيمًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(O gün) hiçbir samimi dost, dostunu sormaz.

İlişkiler15 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

Sayfa 569 Mearic

يُبَصَّرُونَهُمۡۚ يَوَدُّ ٱلۡمُجۡرِمُ لَوۡ يَفۡتَدِى مِنۡ عَذَابِ يَوۡمِئِذِۭ بِبَنِيهِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(11-14) Birbirlerine gösterilirler. Günahkar kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.

İlişkiler25 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

وَصَـٰحِبَتِهِۦ وَأَخِيهِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(11-14) Birbirlerine gösterilirler. Günahkar kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.

İlişkiler27 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+15 daha

وَفَصِيلَتِهِ ٱلَّتِى تُـٔۡوِيهِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(11-14) Birbirlerine gösterilirler. Günahkar kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.

İlişkiler24 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+12 daha

وَمَن فِى ٱلۡأَرۡضِ جَمِيعًا ثُمَّ يُنجِيهِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(11-14) Birbirlerine gösterilirler. Günahkar kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.

İlişkiler25 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

كَلَّآۖ إِنَّهَا لَظَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(15-16) Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz cehennem, derileri kavurup çıkaran alevli ateştir.

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

نَزَّاعَةً لِّلشَّوَىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(15-16) Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz cehennem, derileri kavurup çıkaran alevli ateştir.

İlişkiler5 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

تَدۡعُواْ مَنۡ أَدۡبَرَ وَتَوَلَّىٰ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(17-18) O, (hakka) arka döneni ve (imandan) yüz çevireni; servet toplayıp yığanı kendine çağırır.

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَجَمَعَ فَأَوۡعَىٰٓ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(17-18) O, (hakka) arka döneni ve (imandan) yüz çevireni; servet toplayıp yığanı kendine çağırır.

İlişkiler13 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

۞ إِنَّ ٱلۡإِنسَـٰنَ خُلِقَ هَلُوعًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz insan çok hırslı ve sabırsız olarak yaratılmıştır.

İlişkiler15 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

إِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ جَزُوعًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kendisine kötülük dokunduğu zaman sızlanır.

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَإِذَا مَسَّهُ ٱلۡخَيۡرُ مَنُوعًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ona bir hayır dokunduğunda da eli sıkıdır.

İlişkiler21 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

إِلَّا ٱلۡمُصَلِّينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ancak, namaz kılanlar başka.

İlişkiler16 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

ٱلَّذِينَ هُمۡ عَلَىٰ صَلَاتِهِمۡ دَآئِمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, namazlarına devam eden kimselerdir.

İlişkiler20 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

وَٱلَّذِينَ فِىٓ أَمۡوَٰلِهِمۡ حَقٌّ مَّعۡلُومٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(24-25) Onlar, mallarında; isteyenler ve (isteyemeyip) mahrum kalanlar için belli bir hak bulunan kimselerdir.

İlişkiler22 bağlantı · 4 tür

Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

لِّلسَّآئِلِ وَٱلۡمَحۡرُومِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(24-25) Onlar, mallarında; isteyenler ve (isteyemeyip) mahrum kalanlar için belli bir hak bulunan kimselerdir.

İlişkiler16 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

وَٱلَّذِينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوۡمِ ٱلدِّينِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, ceza gününü tasdik eden kimselerdir.

İlişkiler11 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَٱلَّذِينَ هُم مِّنۡ عَذَابِ رَبِّهِم مُّشۡفِقُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, Rablerinin azabından korkan kimselerdir.

İlişkiler14 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

إِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمۡ غَيۡرُ مَأۡمُونٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Çünkü, Rablerinin azabından emin olunamaz.

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَٱلَّذِينَ هُمۡ لِفُرُوجِهِمۡ حَـٰفِظُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, mahrem yerlerini koruyan kimselerdir.

İlişkiler15 bağlantı · 6 tür

İstisna tanır
Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

إِلَّا عَلَىٰٓ أَزۡوَٰجِهِمۡ أَوۡ مَا مَلَكَتۡ أَيۡمَـٰنُهُمۡ فَإِنَّهُمۡ غَيۡرُ مَلُومِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ancak eşleri, yahut sahip oldukları cariyeleri başka. Çünkü onlar (eşleri ve cariyeleri ile olan ilişkileri konusunda) kınanmazlar.

İlişkiler20 bağlantı · 5 tür

İstisna tanır
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

فَمَنِ ٱبۡتَغَىٰ وَرَآءَ ذَٰلِكَ فَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡعَادُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kim bunun ötesini isterse, işte onlar sınırı aşan kimselerdir.

İlişkiler11 bağlantı · 4 tür

Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَٱلَّذِينَ هُمۡ لِأَمَـٰنَـٰتِهِمۡ وَعَهۡدِهِمۡ رَٰعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, emanetlerini ve verdikleri sözü gözeten kimselerdir.

İlişkiler23 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

وَٱلَّذِينَ هُم بِشَهَـٰدَٰتِهِمۡ قَآئِمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, şahitliklerini dosdoğru yapan kimselerdir.

İlişkiler13 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَٱلَّذِينَ هُمۡ عَلَىٰ صَلَاتِهِمۡ يُحَافِظُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, namazlarını titizlikle koruyan kimselerdir.

İlişkiler13 bağlantı · 4 tür

Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

أُوْلَـٰٓئِكَ فِى جَنَّـٰتٍ مُّكۡرَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte onlar cennetlerde ikram göreceklerdir.

İlişkiler5 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَمَالِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ قِبَلَكَ مُهۡطِعِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(36-37) Şimdi, inkar edenlere ne oluyor ki, boyunlarını uzatarak (alay etmek için) sağdan soldan gruplar halinde sana doğru koşuyorlar?

İlişkiler4 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

عَنِ ٱلۡيَمِينِ وَعَنِ ٱلشِّمَالِ عِزِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(36-37) Şimdi, inkar edenlere ne oluyor ki, boyunlarını uzatarak (alay etmek için) sağdan soldan gruplar halinde sana doğru koşuyorlar?

أَيَطۡمَعُ كُلُّ ٱمۡرِئٍ مِّنۡهُمۡ أَن يُدۡخَلَ جَنَّةَ نَعِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlardan her biri Naim cennetine sokulacağını mı umuyor?

İlişkiler1 bağlantı · 1 tür

Aynı konu

كَلَّآۖ إِنَّا خَلَقۡنَـٰهُم مِّمَّا يَعۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz biz onları kendilerinin de bildikleri şeyden (meniden) yarattık.

İlişkiler4 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

Sayfa 570 Mearic

فَلَآ أُقۡسِمُ بِرَبِّ ٱلۡمَشَـٰرِقِ وَٱلۡمَغَـٰرِبِ إِنَّا لَقَـٰدِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(40-41) Doğuların ve Batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter. Bizim önümüze geçilemez.

İlişkiler17 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ خَيۡرًا مِّنۡهُمۡ وَمَا نَحۡنُ بِمَسۡبُوقِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(40-41) Doğuların ve Batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter. Bizim önümüze geçilemez.

İlişkiler19 bağlantı · 3 tür

Devam eder
Aynı konu+7 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

فَذَرۡهُمۡ يَخُوضُواْ وَيَلۡعَبُواْ حَتَّىٰ يُلَـٰقُواْ يَوۡمَهُمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sen onları bırak, uyarıldıkları günlerine kavuşuncaya kadar batıl inançlarına dalsınlar ve oynasınlar.

İlişkiler8 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

يَوۡمَ يَخۡرُجُونَ مِنَ ٱلۡأَجۡدَاثِ سِرَاعًا كَأَنَّهُمۡ إِلَىٰ نُصُبٍ يُوفِضُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(43-44) Dikili putlara akın akın gidercesine, gözleri inmiş, kendilerini zillet kaplamış bir halde mezarlarından süratle çıkacakları o günü hatırla! İşte o, uyarıldıkları gündür.

İlişkiler21 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

خَـٰشِعَةً أَبۡصَـٰرُهُمۡ تَرۡهَقُهُمۡ ذِلَّةٌۚ ذَٰلِكَ ٱلۡيَوۡمُ ٱلَّذِى كَانُواْ يُوعَدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(43-44) Dikili putlara akın akın gidercesine, gözleri inmiş, kendilerini zillet kaplamış bir halde mezarlarından süratle çıkacakları o günü hatırla! İşte o, uyarıldıkları gündür.

İlişkiler27 bağlantı · 5 tür

Paralel
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha
Sure içi ayet haritası

…