بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).
سَأَلَ سَآئِلُۢ بِعَذَابٍ وَاقِعٍ ١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-3) Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kafirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.
İlişkiler9 bağlantı · 2 tür
Aynı konu21:38 22:47 29:53 67:25
Henüz sınıflandırılmamış8:32 38:16 51:13–14 52:8 89:25
لِّلۡكَـٰفِرِينَ لَيۡسَ لَهُۥ دَافِعٌ ٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-3) Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kafirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.
İlişkiler7 bağlantı · 2 tür
Aynı konu22:47 29:53 52:7–8
Henüz sınıflandırılmamış8:32 21:39 52:8 58:5
مِّنَ ٱللَّهِ ذِى ٱلۡمَعَارِجِ ٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-3) Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kafirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.
İlişkiler5 bağlantı · 2 tür
Aynı konu22:47 29:53
Henüz sınıflandırılmamış8:32 17:1 42:51
تَعۡرُجُ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ وَٱلرُّوحُ إِلَيۡهِ فِى يَوۡمٍ كَانَ مِقۡدَارُهُۥ خَمۡسِينَ أَلۡفَ سَنَةٍ ٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.
İlişkiler25 bağlantı · 4 tür
Aynı kök11:7
Aynı ibare16:2 22:47 32:5 97:4
Aynı konu19:64 29:53 35:10 78:38
Henüz sınıflandırılmamış2:29 2:30 2:185 4:82 8:32 +11 daha فَٱصۡبِرۡ صَبۡرًا جَمِيلًا ٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey Muhammed!) Sen güzel bir şekilde sabret.
İlişkiler13 bağlantı · 2 tür
Aynı konu10:65 10:109 11:115 16:77 20:130 +3 daha Henüz sınıflandırılmamış6:33–34 30:60 40:77 73:10 78:40
إِنَّهُمۡ يَرَوۡنَهُۥ بَعِيدًا ٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz onlar o azabı uzak görüyorlar.
İlişkiler5 bağlantı · 2 tür
Aynı konu16:77 21:1 27:71–72
Henüz sınıflandırılmamış29:53–55 78:40
وَنَرَىٰهُ قَرِيبًا ٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz ise onu yakın görüyoruz.
İlişkiler5 bağlantı · 2 tür
Aynı konu16:77 17:51 21:1
Henüz sınıflandırılmamış59:18 78:40
يَوۡمَ تَكُونُ ٱلسَّمَآءُ كَٱلۡمُهۡلِ ٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(8-9) Göğün, erimiş maden gibi ve dağların atılmış renkli yün gibi olacağı günü hatırla.
İlişkiler7 bağlantı · 2 tür
Aynı konu16:77 21:1 69:16
Henüz sınıflandırılmamış55:37 69:14 78:40 82:1
وَتَكُونُ ٱلۡجِبَالُ كَٱلۡعِهۡنِ ٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(8-9) Göğün, erimiş maden gibi ve dağların atılmış renkli yün gibi olacağı günü hatırla.
İlişkiler16 bağlantı · 5 tür
Aynı kök35:27
Aynı hüküm101:5
Aynı ibare101:5
Aynı konu16:77 18:47 20:105 20:106 21:1 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış10:7 11:107 55:37 56:6 69:14 +1 daha وَلَا يَسۡـَٔلُ حَمِيمٌ حَمِيمًا ١٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(O gün) hiçbir samimi dost, dostunu sormaz.
İlişkiler15 bağlantı · 2 tür
Aynı konu16:111 31:33 35:18 50:30 80:34 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış23:101 30:14 34:54 43:67 44:41 +4 daha Sayfa 569 Mearic
يُبَصَّرُونَهُمۡۚ يَوَدُّ ٱلۡمُجۡرِمُ لَوۡ يَفۡتَدِى مِنۡ عَذَابِ يَوۡمِئِذِۭ بِبَنِيهِ ١١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(11-14) Birbirlerine gösterilirler. Günahkar kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.
İlişkiler25 bağlantı · 2 tür
Aynı konu6:70 10:54 13:18 16:111 31:33 +4 daha Henüz sınıflandırılmamış2:48 2:123 3:91 5:36 6:70 +11 daha وَصَـٰحِبَتِهِۦ وَأَخِيهِ ١٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(11-14) Birbirlerine gösterilirler. Günahkar kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.
İlişkiler27 bağlantı · 2 tür
Aynı konu6:70 13:18 16:111 39:47 50:30 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış2:48 2:123 3:91 5:36 6:70 +15 daha وَفَصِيلَتِهِ ٱلَّتِى تُـٔۡوِيهِ ١٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(11-14) Birbirlerine gösterilirler. Günahkar kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.
İlişkiler24 bağlantı · 2 tür
Aynı konu6:70 13:18 16:111 39:47 50:30 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış2:48 2:123 3:91 5:36 6:70 +12 daha وَمَن فِى ٱلۡأَرۡضِ جَمِيعًا ثُمَّ يُنجِيهِ ١٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(11-14) Birbirlerine gösterilirler. Günahkar kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.
İlişkiler25 bağlantı · 2 tür
Aynı konu5:36 6:70 13:18 16:111 39:47 +4 daha Henüz sınıflandırılmamış2:48 2:123 3:91 5:36 6:70 +11 daha كَلَّآۖ إِنَّهَا لَظَىٰ ١٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(15-16) Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz cehennem, derileri kavurup çıkaran alevli ateştir.
İlişkiler7 bağlantı · 3 tür
Aynı kök92:14
Aynı konu6:70 13:18 50:30
Henüz sınıflandırılmamış4:56 77:38 89:23
نَزَّاعَةً لِّلشَّوَىٰ ١٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(15-16) Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz cehennem, derileri kavurup çıkaran alevli ateştir.
İlişkiler5 bağlantı · 2 tür
Aynı konu13:18 50:30
Henüz sınıflandırılmamış23:99–108 77:38 89:23
تَدۡعُواْ مَنۡ أَدۡبَرَ وَتَوَلَّىٰ ١٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(17-18) O, (hakka) arka döneni ve (imandan) yüz çevireni; servet toplayıp yığanı kendine çağırır.
İlişkiler11 bağlantı · 3 tür
Aynı kök74:23
Aynı konu13:18 50:30 67:6–12 99:4 104:2
Henüz sınıflandırılmamış25:12 50:30 67:8 77:38 89:23
وَجَمَعَ فَأَوۡعَىٰٓ ١٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(17-18) O, (hakka) arka döneni ve (imandan) yüz çevireni; servet toplayıp yığanı kendine çağırır.
İlişkiler13 bağlantı · 2 tür
Aynı konu9:34 13:18 50:30 102:1 104:2 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış9:34–35 17:100 25:12 77:38 84:23 +1 daha ۞ إِنَّ ٱلۡإِنسَـٰنَ خُلِقَ هَلُوعًا ١٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz insan çok hırslı ve sabırsız olarak yaratılmıştır.
İlişkiler15 bağlantı · 2 tür
Aynı konu4:28 9:76 13:18 17:100 50:30 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış2:238 17:11 17:100 33:72 39:8 +4 daha إِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ جَزُوعًا ٢٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kendisine kötülük dokunduğu zaman sızlanır.
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare17:83 41:49
Aynı konu9:76 11:9 13:18 17:100 50:30
Henüz sınıflandırılmamış2:238 11:9 30:36 39:8 41:49 +3 daha وَإِذَا مَسَّهُ ٱلۡخَيۡرُ مَنُوعًا ٢١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ona bir hayır dokunduğunda da eli sıkıdır.
İlişkiler21 bağlantı · 3 tür
Aynı kök50:25 68:12
Aynı konu9:76 13:18 17:100 29:45 50:24–26 +3 daha Henüz sınıflandırılmamış2:238 3:180 9:76 11:9 29:45 +6 daha إِلَّا ٱلۡمُصَلِّينَ ٢٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ancak, namaz kılanlar başka.
İlişkiler16 bağlantı · 3 tür
Aynı kök74:43
Aynı konu3:17 13:18 17:100 23:8 29:45 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış2:238 5:12 6:151 13:19 23:10 +4 daha ٱلَّذِينَ هُمۡ عَلَىٰ صَلَاتِهِمۡ دَآئِمُونَ ٢٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, namazlarına devam eden kimselerdir.
İlişkiler20 bağlantı · 2 tür
Aynı konu3:17 6:92 13:18 20:132 23:1–11 +4 daha Henüz sınıflandırılmamış2:238 6:151 13:19 19:59 19:65 +6 daha وَٱلَّذِينَ فِىٓ أَمۡوَٰلِهِمۡ حَقٌّ مَّعۡلُومٌ ٢٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(24-25) Onlar, mallarında; isteyenler ve (isteyemeyip) mahrum kalanlar için belli bir hak bulunan kimselerdir.
İlişkiler22 bağlantı · 4 tür
Aynı hüküm6:141
Aynı ibare51:19
Aynı konu3:17 13:18 23:8 29:45 30:38 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış2:238 6:151 9:60 9:103 13:19 +8 daha لِّلسَّآئِلِ وَٱلۡمَحۡرُومِ ٢٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(24-25) Onlar, mallarında; isteyenler ve (isteyemeyip) mahrum kalanlar için belli bir hak bulunan kimselerdir.
İlişkiler16 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare51:19
Aynı konu3:17 23:8 29:45 30:38 50:30
Henüz sınıflandırılmamış4:36 6:141 6:151 9:60 9:103 +5 daha وَٱلَّذِينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوۡمِ ٱلدِّينِ ٢٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, ceza gününü tasdik eden kimselerdir.
İlişkiler11 bağlantı · 2 tür
Aynı konu3:17 23:8 29:45
Henüz sınıflandırılmamış1:2–4 6:151 13:19 23:6 23:10 +3 daha وَٱلَّذِينَ هُم مِّنۡ عَذَابِ رَبِّهِم مُّشۡفِقُونَ ٢٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, Rablerinin azabından korkan kimselerdir.
İlişkiler14 bağlantı · 4 tür
Aynı kök21:28 42:18 52:26
Aynı ibare23:57
Aynı konu3:17 21:49 23:8 29:45
Henüz sınıflandırılmamış6:151 13:19 23:6 23:10 67:16 +1 daha إِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمۡ غَيۡرُ مَأۡمُونٍ ٢٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Çünkü, Rablerinin azabından emin olunamaz.
İlişkiler10 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare52:7–8
Aynı konu3:17 23:8
Henüz sınıflandırılmamış6:151 13:19 21:87 23:6 23:10 +2 daha وَٱلَّذِينَ هُمۡ لِفُرُوجِهِمۡ حَـٰفِظُونَ ٢٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, mahrem yerlerini koruyan kimselerdir.
İlişkiler15 bağlantı · 6 tür
İstisna tanır70:30
Aynı kök4:34
Aynı hüküm23:5–6 24:31
Aynı ibare23:5–6
Aynı konu3:17 24:30
Henüz sınıflandırılmamış6:151 12:23–32 13:19 23:5 23:6 +3 daha إِلَّا عَلَىٰٓ أَزۡوَٰجِهِمۡ أَوۡ مَا مَلَكَتۡ أَيۡمَـٰنُهُمۡ فَإِنَّهُمۡ غَيۡرُ مَلُومِينَ ٣٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ancak eşleri, yahut sahip oldukları cariyeleri başka. Çünkü onlar (eşleri ve cariyeleri ile olan ilişkileri konusunda) kınanmazlar.
İlişkiler20 bağlantı · 5 tür
İstisna tanır70:29
Aynı hüküm23:7 24:31
Aynı ibare23:1–11 23:5–6 23:6 24:58–59
Aynı konu3:17
Henüz sınıflandırılmamış4:3 4:24 4:25 6:151 13:19 +7 daha فَمَنِ ٱبۡتَغَىٰ وَرَآءَ ذَٰلِكَ فَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡعَادُونَ ٣١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kim bunun ötesini isterse, işte onlar sınırı aşan kimselerdir.
İlişkiler11 bağlantı · 4 tür
Aynı hüküm23:7
Aynı ibare23:7
Aynı konu3:17
Henüz sınıflandırılmamış6:151 13:19 17:42 23:5–8 23:6 +3 daha وَٱلَّذِينَ هُمۡ لِأَمَـٰنَـٰتِهِمۡ وَعَهۡدِهِمۡ رَٰعُونَ ٣٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, emanetlerini ve verdikleri sözü gözeten kimselerdir.
İlişkiler23 bağlantı · 4 tür
Aynı kök2:283 33:72
Aynı ibare23:8
Aynı konu2:177 3:17 3:75 3:76 4:58 +5 daha Henüz sınıflandırılmamış5:1 6:151 6:152 13:19 23:5–8 +5 daha وَٱلَّذِينَ هُم بِشَهَـٰدَٰتِهِمۡ قَآئِمُونَ ٣٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, şahitliklerini dosdoğru yapan kimselerdir.
İlişkiler13 bağlantı · 2 tür
Aynı konu3:17 4:135 5:8 6:152 25:72 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış2:283 6:151 13:19 23:6 23:10 +2 daha وَٱلَّذِينَ هُمۡ عَلَىٰ صَلَاتِهِمۡ يُحَافِظُونَ ٣٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, namazlarını titizlikle koruyan kimselerdir.
İlişkiler13 bağlantı · 4 tür
Aynı hüküm23:9
Aynı ibare6:92
Aynı konu2:238–239 3:17 23:9
Henüz sınıflandırılmamış4:101–103 6:151 13:19 23:6 23:10 +3 daha أُوْلَـٰٓئِكَ فِى جَنَّـٰتٍ مُّكۡرَمُونَ ٣٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte onlar cennetlerde ikram göreceklerdir.
İlişkiler5 bağlantı · 2 tür
Aynı konu3:17
Henüz sınıflandırılmamış6:151 13:19 23:6 23:10
فَمَالِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ قِبَلَكَ مُهۡطِعِينَ ٣٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(36-37) Şimdi, inkar edenlere ne oluyor ki, boyunlarını uzatarak (alay etmek için) sağdan soldan gruplar halinde sana doğru koşuyorlar?
İlişkiler4 bağlantı · 3 tür
Aynı kök14:43 54:8
Aynı konu74:38–55
Henüz sınıflandırılmamış54:43–45
عَنِ ٱلۡيَمِينِ وَعَنِ ٱلشِّمَالِ عِزِينَ ٣٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(36-37) Şimdi, inkar edenlere ne oluyor ki, boyunlarını uzatarak (alay etmek için) sağdan soldan gruplar halinde sana doğru koşuyorlar?
أَيَطۡمَعُ كُلُّ ٱمۡرِئٍ مِّنۡهُمۡ أَن يُدۡخَلَ جَنَّةَ نَعِيمٍ ٣٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlardan her biri Naim cennetine sokulacağını mı umuyor?
İlişkiler1 bağlantı · 1 tür
Aynı konu7:46
كَلَّآۖ إِنَّا خَلَقۡنَـٰهُم مِّمَّا يَعۡلَمُونَ ٣٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz biz onları kendilerinin de bildikleri şeyden (meniden) yarattık.
İlişkiler4 bağlantı · 2 tür
Aynı konu56:62 80:17–23
Henüz sınıflandırılmamış16:4 39:53
Sayfa 570 Mearic
فَلَآ أُقۡسِمُ بِرَبِّ ٱلۡمَشَـٰرِقِ وَٱلۡمَغَـٰرِبِ إِنَّا لَقَـٰدِرُونَ ٤٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(40-41) Doğuların ve Batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter. Bizim önümüze geçilemez.
İlişkiler17 bağlantı · 5 tür
Devam eder70:41
Aynı kök2:115 56:75 73:9 81:15 84:16–18
Aynı ibare37:5
Aynı konu55:17
Henüz sınıflandırılmamış22:47 52:1 69:38 69:39 75:1 +4 daha عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ خَيۡرًا مِّنۡهُمۡ وَمَا نَحۡنُ بِمَسۡبُوقِينَ ٤١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(40-41) Doğuların ve Batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter. Bizim önümüze geçilemez.
İlişkiler19 bağlantı · 3 tür
Devam eder70:40
Aynı konu4:133 5:54 6:6 6:89 6:133 +7 daha Henüz sınıflandırılmamış2:155 56:75 69:38 78:33 81:15 +1 daha فَذَرۡهُمۡ يَخُوضُواْ وَيَلۡعَبُواْ حَتَّىٰ يُلَـٰقُواْ يَوۡمَهُمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ ٤٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sen onları bırak, uyarıldıkları günlerine kavuşuncaya kadar batıl inançlarına dalsınlar ve oynasınlar.
İlişkiler8 bağlantı · 4 tür
Aynı kök74:45
Aynı hüküm43:83
Aynı konu9:65 52:12
Henüz sınıflandırılmamış6:32 15:1–8 29:64 52:45
يَوۡمَ يَخۡرُجُونَ مِنَ ٱلۡأَجۡدَاثِ سِرَاعًا كَأَنَّهُمۡ إِلَىٰ نُصُبٍ يُوفِضُونَ ٤٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(43-44) Dikili putlara akın akın gidercesine, gözleri inmiş, kendilerini zillet kaplamış bir halde mezarlarından süratle çıkacakları o günü hatırla! İşte o, uyarıldıkları gündür.
İlişkiler21 bağlantı · 4 tür
Paralel30:25 36:51–54 36:51 37:19 50:42
Aynı ibare54:7
Aynı konu14:42–43 36:51 50:44 82:4 84:4 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış20:108 37:21 50:20 52:14 54:6 +4 daha خَـٰشِعَةً أَبۡصَـٰرُهُمۡ تَرۡهَقُهُمۡ ذِلَّةٌۚ ذَٰلِكَ ٱلۡيَوۡمُ ٱلَّذِى كَانُواْ يُوعَدُونَ ٤٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(43-44) Dikili putlara akın akın gidercesine, gözleri inmiş, kendilerini zillet kaplamış bir halde mezarlarından süratle çıkacakları o günü hatırla! İşte o, uyarıldıkları gündür.
İlişkiler27 bağlantı · 5 tür
Paralel36:51 37:19 54:7
Aynı hüküm68:43
Aynı ibare10:27 68:43
Aynı konu30:56 42:45 67:23–27 79:9 80:40–41 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış20:108 36:63 36:64 37:20 37:21 +9 daha