İçeriğe geç
Linked QuranBırak Kuran kendini açıklasın
Ayete git

Sureler yükleniyor…

Kalem

al-Qalam · Kalem · 52 ayet

Kalem
Sayfaya git

Bu sure 564–566. sayfalarda.

Ayete git

Sureler yükleniyor…

68:1

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).

نٓۚ وَٱلۡقَلَمِ وَمَا يَسۡطُرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-2) Nun. (Ey Muhammed) Andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına ki, sen Rabbinin nimeti sayesinde, bir deli değilsin.

İlişkiler35 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+28 daha
68:2

مَآ أَنتَ بِنِعۡمَةِ رَبِّكَ بِمَجۡنُونٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-2) Nun. (Ey Muhammed) Andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına ki, sen Rabbinin nimeti sayesinde, bir deli değilsin.

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Karşıtlık
Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış
68:3

وَإِنَّ لَكَ لَأَجۡرًا غَيۡرَ مَمۡنُونٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz sana tükenmez bir mükafat vardır.

İlişkiler9 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
68:4

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin.

İlişkiler13 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha
68:5

فَسَتُبۡصِرُ وَيُبۡصِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(5-6) Hanginizin deli olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.

İlişkiler8 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
68:6

بِأَييِّكُمُ ٱلۡمَفۡتُونُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(5-6) Hanginizin deli olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.

İlişkiler9 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
68:7

إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعۡلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعۡلَمُ بِٱلۡمُهۡتَدِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapan kişiyi daha iyi bilir. O, hidayete erenleri de daha iyi bilir.

İlişkiler11 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
68:8

فَلَا تُطِعِ ٱلۡمُكَذِّبِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O halde yalanlayanlara boyun eğme.

İlişkiler8 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha
68:9

وَدُّواْ لَوۡ تُدۡهِنُ فَيُدۡهِنُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İstediler ki, yumuşak davranasın, böylece onlar da yumuşak davransınlar.

İlişkiler16 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَلَا تُطِعۡ كُلَّ حَلَّافٍ مَّهِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Devam eder
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

هَمَّازٍ مَّشَّآءِۭ بِنَمِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.

İlişkiler13 bağlantı · 5 tür

Devam eder
Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

مَّنَّاعٍ لِّلۡخَيۡرِ مُعۡتَدٍ أَثِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.

İlişkiler13 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

عُتُلِّۭ بَعۡدَ ذَٰلِكَ زَنِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.

İlişkiler5 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

أَن كَانَ ذَا مَالٍ وَبَنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.

İlişkiler14 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

إِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِ ءَايَـٰتُنَا قَالَ أَسَـٰطِيرُ ٱلۡأَوَّلِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ayetlerimiz kendisine okunduğu zaman, "Öncekilerin masalları!" der.

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare+2 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

Sayfa 565 Kalem

سَنَسِمُهُۥ عَلَى ٱلۡخُرۡطُومِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yakında biz onun burnunu damgalayacağız.

İlişkiler1 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış

إِنَّا بَلَوۡنَـٰهُمۡ كَمَا بَلَوۡنَآ أَصۡحَـٰبَ ٱلۡجَنَّةِ إِذۡ أَقۡسَمُواْ لَيَصۡرِمُنَّهَا مُصۡبِحِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz biz, vaktiyle "bahçe sahipleri"ne bela verdiğimiz gibi, onlara (Mekkeli inkarcılara) da bela verdik. Hani o bahçe sahipleri, sabah erkenden (fakirler gelmeden) bahçenin ürünlerini devşirmeye yemin etmişlerdi.

İlişkiler16 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَلَا يَسۡتَثۡنُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Bunu tasarlarken) istisna da yapmıyorlardı. ("İnşaallah" demiyorlardı.)

İlişkiler15 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

فَطَافَ عَلَيۡهَا طَآئِفٌ مِّن رَّبِّكَ وَهُمۡ نَآئِمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Nihayet onlar uykuda iken Rabbinden bir afet (ateş) bahçeyi sardı.

İlişkiler11 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış

فَأَصۡبَحَتۡ كَٱلصَّرِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Böylece bahçe, (anızı) yakılmış toprağa döndü.

İlişkiler11 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış

فَتَنَادَوۡاْ مُصۡبِحِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(21-22) Derken, sabahleyin birbirlerine, "Haydi, eğer ürününüzü devşirecekseniz erkenden gidin" diye seslendiler.

İlişkiler11 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış

أَنِ ٱغۡدُواْ عَلَىٰ حَرۡثِكُمۡ إِن كُنتُمۡ صَـٰرِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(21-22) Derken, sabahleyin birbirlerine, "Haydi, eğer ürününüzü devşirecekseniz erkenden gidin" diye seslendiler.

İlişkiler12 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış

فَٱنطَلَقُواْ وَهُمۡ يَتَخَـٰفَتُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(23-24) Bunun üzerine, "Sakın, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın" diye fısıldaşarak yola koyuldular.

İlişkiler13 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

أَن لَّا يَدۡخُلَنَّهَا ٱلۡيَوۡمَ عَلَيۡكُم مِّسۡكِينٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(23-24) Bunun üzerine, "Sakın, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın" diye fısıldaşarak yola koyuldular.

İlişkiler18 bağlantı · 4 tür

Karşıtlık
Aynı kök
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَغَدَوۡاْ عَلَىٰ حَرۡدٍ قَـٰدِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Yoksullara yardım etmeğe) güçleri yettiği halde (böyle söyleyerek) erkenden yola çıktılar.

İlişkiler12 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış

فَلَمَّا رَأَوۡهَا قَالُوٓاْ إِنَّا لَضَآلُّونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Fakat bahçeyi o halde gördüklerinde, "Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız!" dediler.

İlişkiler11 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış

بَلۡ نَحۡنُ مَحۡرُومُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Gerçeği anlayınca da), "Hayır, meğer biz mahrum bırakılmışız!" dediler.

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış

قَالَ أَوۡسَطُهُمۡ أَلَمۡ أَقُل لَّكُمۡ لَوۡلَا تُسَبِّحُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onların en akl-ı selim sahibi olanı, "Ben size 'Rabbinizi tespih etseydiniz ya! dememiş miydim?" dedi.

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış

قَالُواْ سُبۡحَـٰنَ رَبِّنَآ إِنَّا كُنَّا ظَـٰلِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, "Rabbimizi tesbih ederiz (yüceltiriz). Şüphesiz biz zalim kimseler imişiz" dediler.

İlişkiler20 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

فَأَقۡبَلَ بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٍ يَتَلَـٰوَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunun üzerine birbirlerini kınamaya başladılar.

İlişkiler13 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış

قَالُواْ يَـٰوَيۡلَنَآ إِنَّا كُنَّا طَـٰغِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şöyle dediler: "Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kişilermişiz!"

İlişkiler13 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

عَسَىٰ رَبُّنَآ أَن يُبۡدِلَنَا خَيۡرًا مِّنۡهَآ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا رَٰغِبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Umulur ki, Rabbimiz bize bunun yerine daha iyisini verir. Çünkü biz artık Rabbimizi arzulayanlarız."

İlişkiler13 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

كَذَٰلِكَ ٱلۡعَذَابُۖ وَلَعَذَابُ ٱلۡـَٔاخِرَةِ أَكۡبَرُۚ لَوۡ كَانُواْ يَعۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte böyledir azap! Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür; ah bir bilselerdi!

İlişkiler33 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+19 daha

إِنَّ لِلۡمُتَّقِينَ عِندَ رَبِّهِمۡ جَنَّـٰتِ ٱلنَّعِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için Rableri katında Naim cennetleri vardır.

İlişkiler2 bağlantı · 1 tür

Aynı konu

أَفَنَجۡعَلُ ٱلۡمُسۡلِمِينَ كَٱلۡمُجۡرِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz müslümanları suçlular gibi kılar mıyız?

İlişkiler7 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

مَا لَكُمۡ كَيۡفَ تَحۡكُمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Size ne oluyor, nasıl hüküm veriyorsunuz?

İlişkiler8 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

أَمۡ لَكُمۡ كِتَـٰبٌ فِيهِ تَدۡرُسُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yoksa size ait bir kitabınız var da (bu batıl hükümleri) ondan mı okuyorsunuz?

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

إِنَّ لَكُمۡ فِيهِ لَمَا تَخَيَّرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onda, "Seçip beğendiğiniz her şey mutlaka sizindir" (diye mi yazılı?)

İlişkiler5 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

أَمۡ لَكُمۡ أَيۡمَـٰنٌ عَلَيۡنَا بَـٰلِغَةٌ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡقِيَـٰمَةِۙ إِنَّ لَكُمۡ لَمَا تَحۡكُمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yahut bizden, her ne hükmederseniz mutlaka öyle olacağına dair Kıyamete kadar sürecek kesin sözler mi aldınız?

İlişkiler4 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

سَلۡهُمۡ أَيُّهُم بِذَٰلِكَ زَعِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sor onlara: "Onların hangisi bu (iddianın doğruluğu)na kefildir?"

İlişkiler1 bağlantı · 1 tür

Aynı konu

أَمۡ لَهُمۡ شُرَكَآءُ فَلۡيَأۡتُواْ بِشُرَكَآئِهِمۡ إِن كَانُواْ صَـٰدِقِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yoksa onların ortakları mı var? Doğru söyleyenler iseler, haydi getirsinler ortaklarını!

İlişkiler6 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

يَوۡمَ يُكۡشَفُ عَن سَاقٍ وَيُدۡعَوۡنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ فَلَا يَسۡتَطِيعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(42-43) Baldırların açılacağı (işlerin zorlaşacağı) ve kafirlerin secdeye çağrılıp da gözleri düşmüş ve kendilerini zillet kaplamış bir halde buna güç yetiremeyecekleri günü (Kıyamet gününü) düşün. Halbuki onlar sağlıklarında secde etmeye çağrılıyorlar (ve buna yanaşmıyorlar)dı.

İlişkiler9 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

Sayfa 566 Kalem

خَـٰشِعَةً أَبۡصَـٰرُهُمۡ تَرۡهَقُهُمۡ ذِلَّةٌۖ وَقَدۡ كَانُواْ يُدۡعَوۡنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ وَهُمۡ سَـٰلِمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(42-43) Baldırların açılacağı (işlerin zorlaşacağı) ve kafirlerin secdeye çağrılıp da gözleri düşmüş ve kendilerini zillet kaplamış bir halde buna güç yetiremeyecekleri günü (Kıyamet gününü) düşün. Halbuki onlar sağlıklarında secde etmeye çağrılıyorlar (ve buna yanaşmıyorlar)dı.

İlişkiler13 bağlantı · 4 tür

Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَذَرۡنِى وَمَن يُكَذِّبُ بِهَـٰذَا ٱلۡحَدِيثِۖ سَنَسۡتَدۡرِجُهُم مِّنۡ حَيۡثُ لَا يَعۡلَمُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey Muhammed!) Bu sözü (Kur'an'ı) yalanlayanlarla beni baş başa bırak. Biz onları bilemeyecekleri biçimde adım adım helaka yaklaştıracağız.

İlişkiler14 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

وَأُمۡلِى لَهُمۡۚ إِنَّ كَيۡدِى مَتِينٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlara mühlet veriyorum. Şüphesiz benim tuzağım sağlamdır.

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Karşıtlık
Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış

أَمۡ تَسۡـَٔلُهُمۡ أَجۡرًا فَهُم مِّن مَّغۡرَمٍ مُّثۡقَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar bu yüzden ağır bir borç yükü altına mı girmişlerdir?

İlişkiler15 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+6 daha

أَمۡ عِندَهُمُ ٱلۡغَيۡبُ فَهُمۡ يَكۡتُبُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yahut gayb (Levh-i Mahfuz) kendi yanlarında da onlar mı (bundan aktarıp) yazıyorlar?

İlişkiler4 bağlantı · 2 tür

Aynı hüküm
Henüz sınıflandırılmamış

فَٱصۡبِرۡ لِحُكۡمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُن كَصَاحِبِ ٱلۡحُوتِ إِذۡ نَادَىٰ وَهُوَ مَكۡظُومٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sen, Rabbinin hükmüne sabret. Balık sahibi (Yunus) gibi olma. Hani o, (balığın karnında) kederli bir halde Rabbine yakarmıştı.

İlişkiler27 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu+2 daha
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

لَّوۡلَآ أَن تَدَٰرَكَهُۥ نِعۡمَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ لَنُبِذَ بِٱلۡعَرَآءِ وَهُوَ مَذۡمُومٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şayet Rabbinden ona bir nimet yetişmemiş olsaydı, o mutlaka kınanmış bir halde ıssız bir yere atılacaktı.

İlişkiler9 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَٱجۡتَبَـٰهُ رَبُّهُۥ فَجَعَلَهُۥ مِنَ ٱلصَّـٰلِحِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Fakat böyle olmadı.) Rabbi onu (peygamber olarak) seçti ve salih kimselerden kıldı.

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Devam eder
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَإِن يَكَادُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَيُزۡلِقُونَكَ بِأَبۡصَـٰرِهِمۡ لَمَّا سَمِعُواْ ٱلذِّكۡرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُۥ لَمَجۡنُونٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz inkar edenler Zikr'i (Kur'an'ı) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler. (Senin için,) "Hiç şüphe yok o bir delidir" diyorlar.

İlişkiler14 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَمَا هُوَ إِلَّا ذِكۡرٌ لِّلۡعَـٰلَمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Halbuki o (Kur'an), alemler için ancak bir öğüttür.

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha
Sure içi ayet haritası

…