بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).
وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلۡبُرُوجِ ١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Burçlarla dolu göğe andolsun,
İlişkiler6 bağlantı · 4 tür
Aynı kök15:16 25:61
Paralel25:61
Aynı konu15:16
Henüz sınıflandırılmamış15:17 89:5
وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡمَوۡعُودِ ٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Va'dedilmiş güne (kıyamete) andolsun,
İlişkiler7 bağlantı · 2 tür
Aynı kök18:59 21:103 36:52 43:83
Henüz sınıflandırılmamış50:20–30 78:17 89:5
وَشَاهِدٍ وَمَشۡهُودٍ ٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(3-5) Şahitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.
İlişkiler8 bağlantı · 2 tür
Aynı kök11:103
Henüz sınıflandırılmamış3:53 4:41 5:117 7:172 16:89 +2 daha قُتِلَ أَصۡحَـٰبُ ٱلۡأُخۡدُودِ ٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(3-5) Şahitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.
İlişkiler2 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış6:34 89:23
ٱلنَّارِ ذَاتِ ٱلۡوَقُودِ ٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(3-5) Şahitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.
İlişkiler3 bağlantı · 2 tür
Aynı kök2:24 66:6
Henüz sınıflandırılmamış2:191
إِذۡ هُمۡ عَلَيۡهَا قُعُودٌ ٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(6-7) O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
وَهُمۡ عَلَىٰ مَا يَفۡعَلُونَ بِٱلۡمُؤۡمِنِينَ شُهُودٌ ٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(6-7) O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
وَمَا نَقَمُواْ مِنۡهُمۡ إِلَّآ أَن يُؤۡمِنُواْ بِٱللَّهِ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡحَمِيدِ ٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(8-9) Onlar mü'minlere ancak; göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan mutlak güç sahibi ve övülmeye layık Allah'a iman ettikleri için kızıyorlardı. Allah, her şeye şahittir.
İlişkiler8 bağlantı · 4 tür
Aynı kök9:74
Aynı hüküm5:59 7:126
Aynı konu5:59 7:126 22:40 40:28
Henüz sınıflandırılmamış3:142
ٱلَّذِى لَهُۥ مُلۡكُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىۡءٍ شَهِيدٌ ٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(8-9) Onlar mü'minlere ancak; göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan mutlak güç sahibi ve övülmeye layık Allah'a iman ettikleri için kızıyorlardı. Allah, her şeye şahittir.
İlişkiler6 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare5:120 24:42 57:2
Henüz sınıflandırılmamış3:189 6:19 10:61
إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُواْ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ وَٱلۡمُؤۡمِنَـٰتِ ثُمَّ لَمۡ يَتُوبُواْ فَلَهُمۡ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمۡ عَذَابُ ٱلۡحَرِيقِ ١٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence edip, sonra da tövbe etmeyenlere; cehennem azabı ve yangın azabı vardır.
İlişkiler6 bağlantı · 3 tür
Aynı kök89:23
Aynı konu3:21
Henüz sınıflandırılmamış4:17–18 49:1 68:33 88:24
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ لَهُمۡ جَنَّـٰتٌ تَجۡرِى مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَـٰرُۚ ذَٰلِكَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡكَبِيرُ ١١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İman edip salih ameller işleyenlere gelince; onlara içinden ırmaklar akan cennetler vardır. İşte bu büyük başarıdır.
İlişkiler3 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare18:30–31
Henüz sınıflandırılmamış47:12 103:3
إِنَّ بَطۡشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ ١٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz, Rabbinin yakalaması çok çetindir.
İlişkiler3 bağlantı · 2 tür
Aynı kök44:16 54:36
Henüz sınıflandırılmamış43:74–78
إِنَّهُۥ هُوَ يُبۡدِئُ وَيُعِيدُ ١٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra onu tekrarlar.
İlişkiler9 bağlantı · 2 tür
Aynı konu10:4 21:104 29:20
Henüz sınıflandırılmamış7:29 10:34 27:64 29:19 30:11 +1 daha وَهُوَ ٱلۡغَفُورُ ٱلۡوَدُودُ ١٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O, çok bağışlayandır, çok sevendir.
İlişkiler4 bağlantı · 2 tür
Aynı kök11:90
Henüz sınıflandırılmamış39:53–61 42:25 58:22
ذُو ٱلۡعَرۡشِ ٱلۡمَجِيدُ ١٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Arş'ın sahibidir, şanı yüce olandır.
فَعَّالٌ لِّمَا يُرِيدُ ١٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dilediğini mutlaka yapandır.
İlişkiler16 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış2:253 3:40 4:26 5:1 11:107 +11 daha هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلۡجُنُودِ ١٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(17-18) Orduların, Firavun ve Semud'un haberi sana geldi mi?
İlişkiler6 bağlantı · 3 tür
Aynı kök10:90 20:78 28:39
Aynı konu51:40
Henüz sınıflandırılmamış11:61–68 66:3
فِرۡعَوۡنَ وَثَمُودَ ١٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(17-18) Orduların, Firavun ve Semud'un haberi sana geldi mi?
İlişkiler4 bağlantı · 2 tür
Aynı konu10:75–92
Henüz sınıflandırılmamış7:73–79 11:61–68 11:61
بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فِى تَكۡذِيبٍ ١٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır, inkar edenler, hala yalanlamaktadırlar.
İlişkiler5 bağlantı · 3 tür
Aynı hüküm84:22
Aynı konu84:22
Henüz sınıflandırılmamış7:74 26:147–148 69:33
وَٱللَّهُ مِن وَرَآئِهِم مُّحِيطُۢ ٢٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Oysa Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.
İlişkiler1 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış69:33
بَلۡ هُوَ قُرۡءَانٌ مَّجِيدٌ ٢١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır, o (yalanlamakta oldukları kitap) şanı yüce bir Kur'an'dır.
İlişkiler8 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare50:1
Aynı konu56:77–79 56:77–78 56:77 80:13–16
Henüz sınıflandırılmamış13:39 23:71 38:69
فِى لَوۡحٍ مَّحۡفُوظِۭ ٢٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O, korunmuş bir levhada (Levh-i Mahfuz'da)dır.
İlişkiler9 bağlantı · 3 tür
Aynı kök74:29
Aynı konu15:9 43:3–4 56:77–78 56:78
Henüz sınıflandırılmamış13:39 22:70 38:69 43:4