بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).
وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلْبُرُوجِ
Burçlarla dolu göğe andolsun,
al-Buruj · Burçlar · 22 ayet
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).
وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلْبُرُوجِ
Burçlarla dolu göğe andolsun,
وَٱلْيَوْمِ ٱلْمَوْعُودِ
Va'dedilmiş güne (kıyamete) andolsun,
وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍ
(3-5) Şahitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.
قُتِلَ أَصْحَٰبُ ٱلْأُخْدُودِ
(3-5) Şahitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.
ٱلنَّارِ ذَاتِ ٱلْوَقُودِ
(3-5) Şahitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.
إِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌ
(6-7) O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
وَهُمْ عَلَىٰ مَا يَفْعَلُونَ بِٱلْمُؤْمِنِينَ شُهُودٌ
(6-7) O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
وَمَا نَقَمُوا۟ مِنْهُمْ إِلَّآ أَن يُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَمِيدِ
(8-9) Onlar mü'minlere ancak; göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan mutlak güç sahibi ve övülmeye layık Allah'a iman ettikleri için kızıyorlardı. Allah, her şeye şahittir.
ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ
(8-9) Onlar mü'minlere ancak; göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan mutlak güç sahibi ve övülmeye layık Allah'a iman ettikleri için kızıyorlardı. Allah, her şeye şahittir.
إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُوا۟ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا۟ فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ ٱلْحَرِيقِ
Şüphesiz mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence edip, sonra da tövbe etmeyenlere; cehennem azabı ve yangın azabı vardır.
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ جَنَّٰتٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْكَبِيرُ
İman edip salih ameller işleyenlere gelince; onlara içinden ırmaklar akan cennetler vardır. İşte bu büyük başarıdır.
إِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ
Şüphesiz, Rabbinin yakalaması çok çetindir.
إِنَّهُۥ هُوَ يُبْدِئُ وَيُعِيدُ
Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra onu tekrarlar.
وَهُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلْوَدُودُ
O, çok bağışlayandır, çok sevendir.
ذُو ٱلْعَرْشِ ٱلْمَجِيدُ
Arş'ın sahibidir, şanı yüce olandır.
فَعَّالٌ لِّمَا يُرِيدُ
Dilediğini mutlaka yapandır.
هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْجُنُودِ
(17-18) Orduların, Firavun ve Semud'un haberi sana geldi mi?
فِرْعَوْنَ وَثَمُودَ
(17-18) Orduların, Firavun ve Semud'un haberi sana geldi mi?
بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى تَكْذِيبٍ
Hayır, inkar edenler, hala yalanlamaktadırlar.
وَٱللَّهُ مِن وَرَآئِهِم مُّحِيطٌۢ
Oysa Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.
بَلْ هُوَ قُرْءَانٌ مَّجِيدٌ
Hayır, o (yalanlamakta oldukları kitap) şanı yüce bir Kur'an'dır.
فِى لَوْحٍ مَّحْفُوظٍۭ
O, korunmuş bir levhada (Levh-i Mahfuz'da)dır.